Kapatma davasını çiğ demokrasi çığlıkları ile karşılayan AKP basını asli işine de devam ediyor, ilerici, yurtsever, memleketin aydınlık yüzü onurlu insanları hedef göstermeyi ihmal etmiyor. Van'ı "yuva" belleyen Fethullah gericiliği, AKP karşıtı, bilimden, emekten, aydınlıktan yana akademisyenlerin biraraya gelip tartışmasından rahatsızlık duydu.

soL Star'ı, Bugün'ü, Kanal 7'si, Cihan ve İhlas haber ajansları ile AKP'nin "medya" güçleri yine iş başında. Daha önce memleketine ve üniversitesine sahip çıkan, "AKP'yi İstemiyoruz" eylemleri gerçekleştiren yurtsever öğrencileri "çember içine alarak" hedef gösteren AKP destekçisi Fethullah basını, son iki gündür yurtsever akademisyenlerle uğraşıyor.
Perşembe günü Van Üniversite Öğretim Elemanları Derneği (VÜNİDER) tarafından Van'da düzenlenen "Demokrasi ve Özgürlükler Bağlamında Üniversiteler" adlı panele Ankara Üniversitesi Fizyoloji Anabilim dalı öğretim üyesi ve aynı zamanda Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite üyesi ve Yurtsever Cephe İşçi Birliği üyesi olan Prof. Dr. Erhan Nalçacı ile Üniversite Konseyleri Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Nurettin Abacıoğlu konuşmacı olarak katıldı. Vanlı akademisyenlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte AKP iktidarının ülkeyi içine soktuğu yıkım sürecinde işçi sınıfının görevleri, öğretim görevlilerinin ülke meselelerindeki rolü, üniversitelerde çalışan emekçilerin yaşadığı sıkıntılar, YÖK, üniversitelerin paralılaştırılması, dinci gericilik ve türban gibi başlıklar tartışıldı. soL da Cuma günü etkinliğin haberine yer vermişti.
Etkinliği Erhan Nalçacı'yı hedef göstererek haberleştiren Cihan Haber Ajansı'nı, daha da provokatif bir dille Bugün ve Star gazeteleri ile Kanal 7 televizyonu izledi.
Kuş gribi de kuş beyinli mizah da sağlığa zararlı
Star gazetesinde köşe yazan Engin Ardıç müsveddesi Ahmet Kekeç de "provokatörler" listesindeki yerini almış durumda. 2 Mart'ta Kadıköy'de gerçekleştirilen "AKP'yi İstemiyoruz" mitinginin ardından TKP'nin siyasi ehliyetini sorgulayan yazılar kaleme alan Kekeç, dün de Erhan Nalçacı'ya saldırdı. "Kin, düşmanlık, hezeyan... Ne ararsan var!" başlıklı yazısına Erhan Nalçacı'nın 22 Temmuz seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi'nden milletvekili adayı olduğunu belirterek başlayan "demokrat" yazar, çok yakın bir zamanda Türkiye'de onlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açan ve AKP iktidarının gericiliği ve piyasacılığı nedeniyle büyük bir acz içinde seyrettiği kuş gribi ile ilgili bir çalışması üzerinden Nalçacı'yı aşağılamaya çalışmış. "Kuş beyinli" mizahla yobazlara yaptığı açık çağrıyı sulandırmaya çalışan Kekeç'in yazısından "kin, düşmanlık ve hezeyan"dan fazlası, açık provokasyon akıyor. Aynı zamanda Nalçacı'nın "kin ve düşmanlığa tahrik" suçu işlediğini öne sürerek savcıları göreve çağıran Kekeç'in Nalçacı'nın Van'daki konuşması ve "google search"le ulaştığı başka yazı ve konuşmalarında en çok taktığı sözcük ise "emperyalizm" olmuş. Kekeç, bilhassa Nalçacı'nın AKP'yi "emperyalistlerin temel ajanı" olarak tanımlamasından "ziyadesiyle" rahatsız olmuş.
Kekeç, sadece kuş gribi üzerinden değil Ekim Devrimi üzerinden de "sağlık" konusunda ters köşeye yatmış. Erhan Nalçacı ile soL gazetesinde yaptığımız "Ekim, insan iradesiyle yaratılmış bir abidedir" başlığını taşıyan ve Ekim Devrimi'nin 90. yılı dolayısıyla devrimin toplumsal, uluslararası kazanımlarının yanında sağlık alanındaki yansımaları üzerine konuştuğumuz söyleşiyi örnek veren Kekeç, "Birileri, ‘Sayın hocam, Ekim devrimi bitti. Artık 19. yüzyılı idrak etmiyoruz' deyip, kuş gribi konusunda araştırma yapması emekçi kitlelerin hayrına olacak bu değerli profesörü uyandırmalı" sözleriyle 20. yüzyıla damgasını vuran Ekim Devrimi'ni 19. yüzyıla taşıyarak tarih bilgisini de okurlarının gözleri önüne sermiş.
İnsanlıkla birlikte tarihten de sınıfta kalarak.