3-5 Temmuz tarihleri arasında Sarıyer Mehmet Akif Ersoy piknik alanında gerçekleştirilecek Gençlik Kampı'nda siyasi sunum ve tartışmalar, konserler, aydın, sanatçı ve akademisyenlerle söyleşiler, sinema, müzik, edebiyat atölyeleri, "ayak takımları"nın yarışına sahne olacak turnuvalar yer alıyor. Kampı düzenleyen gençler neden, nasıl sorularının yanıtlarını şöyle veriyor:
Neden Gençlik Kampı?
Ülkemiz gençliğinin önemli sorunları olduğunu düşünüyoruz. Ve bu sorunların tek bir özneyi işaret ettiğini düşünüyoruz.
Amerikancılık; Ne yazık ki son sözü AB'nin söylediği, son kararı ABD'nin verdiği bir ülkeyiz. Gerek iktisadi gerekse siyasi açıdan emperyalist odaklara bağımlı bir haldeyiz. Ve ne yazık ki bu tablo bizlere olması gereken buymuş gibi gösteriliyor. Emperyalistlerin onca işgali "demokrasi" kisvesine sokuluyor, işgale ortak olan askerlerimiz ise "barış gücü" oluveriyor. Bağımsızlık söylemi küreselleşme masallarıyla bastırılmaya çalışılıyor. Biz gençlere ise yurtdışına kapağı atıp kurtulmamız öneriliyor.
Karanlık; Her gün gazetelerde yeni bir tartışmaya tanık oluyoruz. Bir gün türban takma şekillerini, diğer gün Tekbir Giyim'in sahibinin kaç eşi olduğunu, Biyoloji dersinde izletilen Azrail filmini, hane başına düşen çocuk sayısının kaç olması gerektiğini, mahkemeler yerine ulemaya danışmak gerektiğini tartışıyoruz. Laiklik kavramı emperyalistlerin de katkısıyla AKP tarafından tartışmaya açılmış durumda. Aydınlanmacılık sorgulanır hale getiriliyor; onun yerine bilinemezci, değiştirilmez, itaati emreden bir dünya görüşü yerleştirilmeye çalışılıyor.
Piyasacılık; Artık üniversitesi olmayan il kalmadı. Bu demek oluyor ki, diplomalı işsizler yerelleşecek. Artık her ilin yerli diplomalı işsizi olacak. İstihdam olanakları artacağı yerde kapatılan fabrikalar, özelleştirmeler nedeniyle işinden olan işçiler, kotalar nedeniyle felç edilmiş tarımımız yüzünden iş olanakları giderek daralıyor. Devlet ekonomiyi özel şirketlere ihale ettikçe iş aslanın ağzına düşüyor ve piyasa denen bu aslan, iliğine kadar sömüreceği gençleri bekliyor. Piyasacılık işsizlik derdinden ibaret de değil, tüm sektörlerde hızla yürüyen özelleştirmeler yüzünden eğitim ve sağlık gibi temel hizmetler parası olmayan için bir lüks ihtiyaç haline geliyor. Bize de parası olmadığı için hastane hastane gezerken yolda ölenlerin haberlerini okumak düşüyor.
Sadece baş harflerinin bile çok şey anlattığı bu sorunlar gözümüzü korkutmuyor. Çünkü üstesinden gelecek kararlılığa ve enerjiye sahibiz. Şimdi bu mücadelede enerjimizi artırmak, umudumuzu paylaşmak için kampa giriyoruz. Korkacak ve sinecek olan birileri varsa onlar bu ülkenin gençliği olamaz, asıl A-K-P ciler korksun. Kampımız hepimize A'yı da, K'yi de, P'yi de yenecek gücü ve azmi sağlayacaktır. Büyük maçtan önce haydi gençlik, kampa!!!
Nasıl bir kamp?
Kampı gerek siyasal açıdan gerekse de kültürel ve sanatsal olarak dolu dolu geçirmek üzere planladık. Ancak asıl amacımız katılan herkesin bu programın birebir parçası olması. Bu nedenle siyasi tartışmalar ve atölyeler tüm katılımcıların izlemesine ve yazılı-sözlü katılımına açık olacak.
Kamp süresince siyasi tartışmalar yapıp tebliğler hazırlayacağız. Gençliğin sorunları, iç ve dış politika, sanatın toplumsal ve sınıfsal rolü, kültürel yozlaşma ve daha birçok konuda yapacağımız toplantılar, aklımızı ortaklaştırmamıza ve neye karşı, nasıl mücadele edeceğimize karar vermemize yarayacak.
Bu yıl, spor faaliyetlerini başbakanın "özlü sözüne" itafen "Ayak Takımı" başlığında yürütmeye karar verdik. Futbol, voleybol, basketbol vs. yeter ki "Ayak Takımı"nızı kurup gelin. Kısacası "Ayak Takımı" bu kampta iyi bir hazırık evresi geçirecek.
Üç gün boyunca geceleri konserler ve film gösterimleri olacak. Tiyatro toplulukları oyunlarını sergileyecekler. Sinema, tiyatro, müzik, karikatür, plastik sanatlar, edebiyat ve bilim gibi konularda alanında yetkin isimlerle atölye çalışmaları yapacağız.
Kısacası A-K-P'yi yenmek için düzenlediğimiz hazırlık kampımızda düşünüp tartışırken hem üreteceğiz hem de eğleneceğiz.
Neler gerekli? Nasıl gidilir?
Her şeyden önce daha kalabalık olmamız önemli dolayısıyla sen de A-K-P'den şikayetçiysen ve arkadaşlar arasında "ah vah" etmekten bıktıysan bu kampa tüm arkadaşlarını toplayıp gelmelisin. Gelirken alman gerekenler çadırın, uyku tulumun (belki battaniyen) bir de sabah ve akşam yemeklerini karşılayacak olan kampa katılım ücretin, yani 30 YTL.
Kamp alanına İstanbul'un farklı noktalarından ücretsiz servis imkânı sağlanacak. Ayrıca Taksim Meydanı'ndan sık aralıklarla kalkan 42T numaralı otobüse binebilirsin. Kampımız günlük girişlere de açık olacak.