www.soL.org.tr
Patron, seçim oyununa izin vermiyor
5 Temmuz 2007, Perşembe

ABD, Barzani'yi açıkça kollayan bir şekilde ve askeri bir tonla "giremezsiniz" açıklamalarına devam ediyor. Irak konusunda sadece petrol ve NATO konuşuluyor. Müdahale üzerinden seçim manevraları yapacak kadar alan bulamayan bizimkiler ise sadece NATO kadar gündem işgal ediyor.

soL Seçimler yaklaşırken AKP ve askerler arasındaki tezkere dalaşı bir kere daha alevlendi. Taraflar "operasyona kim cesaret edemiyor" atışmasını sürdürürken, her açıklamanın ardından gözlerin Washington'a dönmesi, bu atışmanın sınırlarını gösteriyor. Operasyon tartışmaları, ülkedeki tüm siyasi aktör ve dengelerin ABD'ye daha da bağımlılaşmasına neden oluyor.

Geçtiğimiz haftalarda Hudson Enstitisü'ndeki senaryo tartışmasıyla birlikte "askerler, AKP'ye yaramasın diye ABD'nin Kuzey Irak'taki PKK'lileri teslim etmesini istemedi" iddiasının sızdırılması ardından, AKP şimdi de "seçim öncesi tezkere" tartışmalarıyla hamle yaptı. Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın Eğirdir'de yaptığı "sınırötesi harekatta fayda görüyoruz" açıklaması ve ardından Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün "seçim öncesinde de tezkere çıkabilir" iddiasıyla, tezkere tartışmaları yeniden canlandı. Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile haftalık görüşmesini öne alması da heyecan yarattı. AKP tezkereyle "operasyon öncelikle siyasi karar gerektirir, biz asker olarak hazırız" diyerek topu hükümete atan askerleri köşeye sıkıştırmak istiyor. AKP'nin seçimler öncesinde PKK ve Kuzey Irak konusundaki sıkıştırmaları savuşturmak için bu tür iddiaları gündemde tutacak adımlar atmaya devam edeceği öngörülüyor.

Diğer yandan tezkere tartışmalarının AKP içinde bölünmeye yol açabileceği konuşuluyor. AKP'li bazı milletvekilleri, tezkereyi imzalamaya soğuk baktıklarını ima ediyor. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Dülger, tezkerenin Meclise gelmesi halinde oturuma katılacağını belirtmesine karşın, tezkerenin izahını isteyeceğini vurgulayarak bir askeri operasyona temkinle yaklaştı. TBMM Dışişleri Komisyon Başkanvekili Eyüp Sanay da tezkerenin Meclise gelmesi halinde oturuma katılacağını, ancak tezkerenin içeriğine göre hareket edeceğini söyledi. Sanay, "olaya sadece siyasi ve oy açısından bakmak yanlış olur" diyerek tartışmanın özüne işaret etti. "Herkes kendi siyasi konumuna göre operasyonun yanında veya karşısında oluyor" diyen AKP Ankara milletvekili Ersönmez Yarbay ise olası bir tezkereye karşı ret oyu kullanacağını açıkladı.

Hibeli siyaset
Diğer yandan AKP hükümetinin 1 milyar dolar karşılığı ABD'ye tek taraflı operasyon yapmama vaadinde bulunduğu iddiaları da yeniden gündeme geldi. ABD'nin Irak işgalinin ilk aylarında imzalanan bir anlaşmayla, Türkiye'ye 8,5 milyar dolar krediye çevrilebilir, 1 milyar dolar tutarında hibe sağlanması öngörülmüştü. Anlaşmanın önkoşulu olarak ise, Türkiye'nin Irak'a tek taraflı müdahalede bulunmaması şart koşulmuştu. Bir müdahale durumunda hibenin geri kalanının ödenmeyeceği belirtilmişti.

Anlaşmanın yeniden gündeme gelmesiyle Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaptı. Açıklamada "Anlaşma uyarınca Türkiye'ye taksitlerle verilmesi öngörülen 1 milyar ABD Doları hibenin ödenmesi sürecinde, Türkiye'nin Irak'a tek taraflı müdahalesi söz konusu olursa, ABD tarafı ödemenin geri kalanını askıya alma hakkına sahipti. Nitekim, tek taraflı müdahale halinde anlaşmaya esas teşkil eden anlayışın ortadan kalkacağı anlaşmada kayıt altına alınmıştı" denildi. Anlaşmanın işleme konulmamasının nedeni, "Türk ekonomisinin performansı, istikrarlı ve sürdürülebilir büyümesi ile birçok alandaki yapısal reformlar ve köklü değişikliklerin getirdiği olumlu sonuçlar üzerine yapılan siyasi/ekonomik değerlendirmeler sonucunda Türkiye'nin bu tür mali desteğe ihtiyacı bulunmadığına karar verilmesi" olarak açıklandı.

Vize karşılığı süresiz oturma izni!
Taraflar bir yandan "operasyonu kim beceremiyor?" diye atışırken, diğer yandan ABD'yi "eleştirme" yarışı da sürüyor.

Genelkurmay Başkanı Büyükanıt sıkça "terörle mücadelede işbirliği yapılmıyor" eleştirileri yöneltiyor. Son olarak ABD'nin bağımsızlığının 231. yıldönümü dolayısıyla Ankara'daki ABD Büyükelçiliği Konutu'nda düzenlenen resepsiyona TSK'nın korgeneral düzeyinde katılması "askerlerin tepkisi" olarak yorumlandı.

Başbakan Erdoğan da Dünya Odalar Kongresi'nde yaptığı konuşmada "terörle mücadelede daha etkin işbirliği" istedi. "Biz sizdeki terör örgütünü bir terörist örgüt olarak görüyoruz lafını artık yeterli görmüyoruz. Bu konuda gerekli uygulamayı bekliyoruz" diyen başbakan, ABD'den PKK konusunda destek isteğini yeniden dillendirdi.

ABD'ye dönük "serzenişler" seçim döneminde artarken, diğer yandan operasyon tartışmalarıyla Türkiye'nin daha da kırılgan ve bağımlı hale geldiği görülüyor. Tezkere ve operasyon tartışmaları, içeride oy ve seçim kavgasının bir parçası haline geliyor. İç savaş kışkırtıcılığı, sınırötesinde savaş gibi konular "seçim vaadi" haline geliyor. Seçim öncesi iç politikada birbirinin "ayağını kaydırma" çabalarının dahi Washington koridorlarına taşındığı gözleniyor.

ABD'den bir sınırötesi operasyon konusunda alınacak yeşil ışığın bedelinin ne olacağı sorusu kaygı yaratıyor. İçeride ve dışarıda ABD'den vizeyi alacak aktörün bunun karşılığında ABD'ye Türkiye'de "süresiz oturma ve çalışma izni" vereceği görülüyor.

Yeni İran politikası Irak'ta NATO'ya işaret ediyor
ABD'de son dönem Irak'ta askeri bir başarı sağlanamayacağı ve İran'a saldırı düzenlenecek bir zemin bulunamayacağı fikirleri güç kazandıkça yeni tartışmalar öne çıktı. Bunlar arasında İran'a uzun süreli bir abluka ve bu ablukayı da denetlemek üzere Irak'a NATO askerleri yerleştirilmesi fikri dikkat çekiyor. Türkiye bu projede İran'a sınır komşusu olması ve özel ticari ilişkileri nedeniyle önem kazanıyor. İran ile arasını bozması karşılığı Irak'ta NATO kapsamında bir rol verilebileceği iddia ediliyor. Böyle bir değişiklik için Barzani ile Ankara arasında "diyalog" kurulmasının şart olduğu, ancak petrol pazarlığının ve seçimlerin bozucu etki yarattığı biliniyor.

yazici   mail