www.soL.org.tr
Mehmetçik ateşin göbeğinde
19 Temmuz 2007, Perşembe

Afganistan’a gönderilen Türk askerinin işgalin parçası olmadığı, “imar” ve “halkla ilişkiler” gibi alanlarda görev yaptığının büyük bir aldatmaca olduğu önceki gün gerçeklen saldırı ile bir kez daha anlaşıldı. NATO ‘şemsiyesi’ altında ABD’nin bu ülkedeki işgaline ortaklığın altında bugünkü MHP ve CHP kurmaylarının imzası var. AKP de gönderilen askeri gücün ‘sembolik’ olmaktan çıkmasına, işgalin önemli bir bileşeni olmasına katkıda bulundu.

HABER MERKEZİ Afganistan'ın başkenti Kabil yakınlarındaki Vardak'ta Türk büyükelçiliği konvoyuna bombalı intihar saldırısı düzenlendi. Dün yerel saatle 07.45 sularında gerçekleşen saldırıyı üstlenen Taliban, konvoydan 7 kişinin öldürüldüğünü öne sürerken, Büyükelçi Ethem Tokdemir, saldırıda sadece bir polisin yaralandığını dile getirdi.

Türkiye'den izinden dönen Vardak'taki İl İmar Timi'nin sivil direktörü Hakan Abacı'yı havaalanından alan 3 araçlık büyükelçilik konvoyu, Pol-i Company köprüsünde pusuya düşürüldü. Abacı'nın bulunduğu zırhlı araca girmeye çalışan, ancak kapılar kilitli olduğundan başarılı olamayan intihar bombacısı, aracın yanında kendini patlattı. Patlamanın ardından Taliban militanlarıyla Türk askerleri arasında silahlı çatışma çıktı.

Saldırının ardından basına demeç veren Büyükelçi Tokdemir, "Zaten son zamanda Vardak'ta güvenlik durumu kötüleşiyordu. Bu yönde istihbarat alıyorduk. Bu saldırı da bunu teyit etti. Biz görevimize devam edeceğiz" diye konuştu.

"Güvenli" değilmiş
Büyükelçilik konvoyuna yapılan saldırı, Afganistan'da NATO bünyesindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) çatısı altında görev yapan Türk askerine gerçekleştirilen ilk saldırı oldu. Türk silahlı Kuvvetleri'nin 3 ay önce Bölge Komutanlığı görevini üstlendiği başkent Kabil'deki işgal askerlerini ve işbirlikçi yerli güvenlik güçlerini hedef alan saldırılarda kaydedilen artış nedeniyle Mehmetçiğin bir zamanlar "güvenli bölge" olarak yansıtılan Kabil'de yeni saldırıların hedefi olabileceğinden endişe ediliyor.

35 bin 500 askerden oluşan ISAF'a 1200 askerle katkıda bulunan Türk ordusu, işgal güçlerine lojistik destek ve "halkla ilişkiler" hizmeti sunuyor. Türk subayları ayrıca işbirlikçi Afgan ordusunun oluşumuna katkı sağlamak üzere Kabil'deki Harp Okulunda eğitim veriyor. 37 ülkeden oluşan işgal koalisyonunun tek Müslüman üyesi olan Türkiye'nin bölgedeki varlığının "din kardeşliği" nedeniyle tepki çekmeyeceği, Türklerin Afganistan'ın yeniden inşasına yaptıkları katkıyla sempati kazandığı öne sürülüyordu.

Atatürk'ün vasiyeti işgalciye taşeronluk muydu?
ABD'deki İkiz Kuleleri ve Pentagon'u hedef alan 11 Eylül saldırıları gerekçe gösterilerek işgal edilen Afganistan'a asker göndermek konusunda en istekli ülkelerden biri Türkiye oldu. O dönem iktidarda olan DSP-MHP-ANAP koalisyonunun başbakanı Bülent Ecevit, Afganistan'ın işgaline katkı sunmanın "Atatürk'ün vasiyeti olduğunu" savundu. Ancak Ecevit, asker gönderme kararının alındığı 2001'in Kasım ayında BBC'ye verdiği demeçte işgale verilen destekten ne umduğunu açık bir biçimde ortaya koydu. Ecevit, demecinde Türkiye'ye, Afganistan'a kuvvet göndermesi karşılığında yardım yapılması iddiasında bulunmadıklarını belirterek, "Bunu müttefiklerimizin kendiliklerinden düşüneceklerini umuyoruz" diye konuştu.

MHP: Madem ordumuz var kullanalım
Hala MHP başkanlığını yürüten Devlet Bahçeli ise farklı bir gerekçe öne sürüyordu. Ecevit'in koalisyon ortağı ve dönemin Başbakan Yardımcısı Bahçeli'ye göre Afganistan'daki NATO işgaline katkı sunmak "lider ülke olmayı amaçlayan Türkiye'nin, ‘pasif' dış politikasından bir an önce kurtulması" için bulunmaz bir fırsattı. Meclisteki parti grubu konuşmasında savunma için bütçeden büyük bir pay ayrıldığını ve ordunun her yıl bütçeden en fazla payı alan kurum olduğunu anımsatan Bahçeli, "Madem pasif rol oynayacak, niye ordu teşkil ediliyor?" dedi. Taliban yönetiminin, Afganistan'da, Müslüman olan Özbek, Kırgız ve Afgan Türkleri'ne "zulüm yaptığını" savunan Bahçeli, Türkiye'nin bölgeye "aktif dış politika" için değil, dış politikasını ABD'ye daha da fazla bağlamak için gittiği gerçeğini "soydaşlıkla" örtbas etmeye çalıştı.

Ecevit'in başta 30 olarak açıkladığı asker sayısı önce 90'a, kısa süre içinde de 240'a çıkarıldı.

Erdoğan'ı ikna(!) ettiler
Bu dönemde düzen partileri içinden Afganistan'a asker gönderilmesine karşı çıkan ender partilerden biri de AKP oldu. Asker gönderme konusunda hükümetin getireceği yetki yasasına destek vermeyeceklerini açıklayan AKP lideri Tayyip Erdoğan: "ABD'ye yapılan saldırının delillerinin açıkça ortaya konulması gerekir. Şu ana kadar açıklanmadı. Bizim asker gönderilmesine destek olabilmemiz için ikna edilmemiz gerekir" dedi.

AKP kısa sürede ikna olmuş olacak ki, iktidara gelip tek başına hükümet kurduktan sonra Afganistan'daki Türk askerlerinin sayısını önce 600'e, sonra da 1000'e çıkarttı. 

yazici   mail