www.soL.org.tr
Seçimlerde NATO'culuk yarışı
19 Temmuz 2007, Perşembe

Düzen partileri halkta ABD’ye karşı biriken tepkiyi soğurmak için yer yer sonradan toparlamak üzere kantarın topuzunu kaçırabiliyor. Ama NATO konusunda ‘kırmızı çizgiler’ devreye giriyor. Dışişleri’nden devşirme kadrolarla düzen partileri seçimlerde de NATO’culuktan taviz vermiyor.

soL Türkiye'nin NATO çatısı altında Afganistan'daki işgale ortak olması konusunda görüş birliğinde olan düzen partileri, NATO'ya sınırsız hizmet konusunda birbirleriyle yarışıyorlar.

5 yıllık iktidarı boyunca Afganistan'daki Türk askeri sayısını 4 kat arttıran AKP, 22 Temmuz seçimleri için yayımladığı beyannamede NATO'ya özel bir yer ayırıyor.

Beyannamesinde "Türkiye NATO'nun ve transatlantik ittifak sisteminin en önemli aktörlerinden biridir. NATO'nun 2004 İstanbul zirvesi ile ortaya konan ve diğer zirvelerde geliştirilen yeni açılımlar Türkiye'nin aktif katkısı ile hayata geçirilecektir" diyerek NATO adı altında emperyalist planlara hizmeti "ayrıcalık" gibi gösteren AKP, Türkiye'nin Afganistan'daki askeri varlığına özel bir vurgu yapıyor.

"NATO'nun Afganistan operasyonunda üstlendiğimiz askeri ve siyasi etkin rolün", "Türk-Afgan kardeşliği" tekrar yeşerttiğini savunan AKP, kanlı işgale ortaklığı bir dış politika başarısı olarak pazarlamayı amaçlıyor.

1997-2001 yılları arası NATO Daimi Temsilciliği görevini yürütmüş Onur Öymen gibi sıkı bir NATO'cuyu bünyesinde barındıran sözde bağımsızlıkçı CHP'nin de NATO dışında bir dış politika çizgisi bulunmuyor. ABD'nin Irak politikasını "Yani sen benim en temel çıkarlarımı ilgilendiren konularda hiçbir şey yapmayacaksın, terörü de etkisiz kılmayacaksın, nüfus kaydırmasına da engel olmayacaksın, şoförlerimi de koruyamayacaksın ama ben sana Türkiye üzerinden lojistik destek sağlayacağım. Bunda bir denge var mı?" sözleriyle eleştiren Öymen, çareyi emperyalistlere daha da fazla sarılmakta buluyor. "En sadık NATO ülkesinin" Türkiye olduğunun altını çizen Öymen'in aklına, Kürt sorununa çözüm olarak NATO çerçevesinde ABD'den yardım istemekten başka bir şey gelmiyor. Irak'taki ABD ordusunun Türkiye sınırlarını korumasını talep eden CHP kurmayı, karşılık olarak da Türkiye'nin Afganistan'daki askeri varlığını masaya sürüyor. NATO'nun "Bir NATO üyesi ülke, NATO üyesi olmayan bir ülkenin saldırısına uğrarsa, bu saldırı tüm NATO ülkelerine yönelik kabul edilir ve buna göre tedbir alınır" şeklinde özetlenebilecek 5. maddesini öne süren Onur Öymen, NATO askerlerinin Türkiye'ye işgal gücü olarak girmelerinin kapısını aralıyor.

Türkiye'nin Kürt sorunuyla bağlantılı olarak yaşadığı sıkıntıları NATO'ya taşımasını savunanlar arasında MHP de var. MHP'deki Gündüz Aktan, Deniz Bölükbaşı gibi isimler başta olmak üzere çeşitli platformlarda AKP hükümetinin Kuzey Irak konusunda NATO'dan yardım istememesini eleştiren MHP'nin, seçim propagandasının merkezine oturttuğu "terörle mücadele" konusunda kimin gücüne güvendiği anlaşılıyor.

yazici   mail