www.soL.org.tr
Kumarhane ekonomisinde rüzgârlar
6 Mart 2007, Salı

Köşe yazarımız Korkut Boratav’ın 4 Mart Pazar günü, ekonomideki çalkantıyı işlediği yazısını kaçırmış olan okurlarımız için bir kez daha yayımlıyoruz.

KORKUT BORATAV

İki günlük geçici bir çalkantı mı? Aşırı ısınmış uluslararası finans sisteminde biraz gecikmiş bir “düzeltme” mi? Yükselme konjonktürünün son bulduğunu gösteren bir dönüm noktası mı? En zayıf halkalarda patlak verecek bir finansal krizin başlangıç noktası mı?

Bu sorular 27 Şubat Salı günü Çin’den başlayıp, Kuzey, Güney farkı göstermeden tüm borsalara ve finansal piyasalara yayılan “satış dalgası” ertesinde gündeme geldi.

Dalga nasıl patlak verdi? Gözden geçirelim.

***

Federal Reserve’in (FED) eski başkanı Alan Greenspan emekli oldu; ama köşesine çekilmiyor; konuşmayı sürdürüyor. Rivayete göre konferans başına 150 bin dolar almakta imiş. (Wall Street Journal, 28 Şubat 2007). Pazar akşamı da Hong Kong’daki bir dinleyici topluluğuna uydu bağlantısı yoluyla şunları söylüyor: “Bugün risklere karşı algılama ve endişe öylesine düşüktür ki, bu durum karşısında kaygıya sürüklenmeden tarihe bakmamız mümkün değildir. Bir gerilemeden (“recession”dan) bu kadar uzaklaştığınızda, bir sonraki gerileme için güçler birikmeye başlar. Örneğin ABD’de kâr marjları istikrar kazanmaya başlamıştır. Bu da bir ekonomik çevrimin son aşamalarında olduğumuzun işaretidir.”

Bu sözlerin derin bir hikmet, özgün bir iktisadi çözümleme içerdiği söylenebilir mi? Sağdan-soldan saygın iktisatçılar benzer doğrultuda saptama ve öngörüleri uzunca bir süreden beri ileri sürmekte; araştırma bulgularını yayımlamakta idiler. Alan Greenspan’e gelince, bu ünlü şahsiyetin FED başkanlığından önce iktisat yazınına yaptığı ciddi bir katkı yoktur. Gençliğinde Colombia Üniversitesi’nde iktisat doktora programına başlamış, yarıda bırakmıştı. O sıralarda ünlü romancı Ayn Rand’in bireyciliği ve kapitalizmi yüceltmek için yayımladığı haftalık bültenlere katkı yapmış. Kendi danışmanlık şirketini kurmuş; giderek iş hayatında sivrilmiş. ALCOA ve J.P. Morgan gibi dev şirketlerin yönetiminde görevler almış. Nixon’un ekonomik danışmanları arasına girmiş; Gerald Ford döneminde Ekonomik Danışmanlar Konseyi’ne başkanlık yapmış; 1987’de de Ronald Reagan tarafından Federal Reserve’in başkanlığına getirilmiş. Bu görevi on dokuz yıl sürdürdükten sonra geçen yıl Ben Bernanke’ye devrettiği de herkesin malumudur.

İktisat yazınına katkısı yoktur; ama Alan Greenspan, Merkez Bankalarının Batı ekonomilerinin yönetimindeki rolünü ön plana çıkaran bir önceki FED Başkanı, Volcker’in ayak izlerini başarıyla izlemiş; ABD ekonomisini ince ayarlarla yönlendiren bir Merkez Bankacı olarak ün yapmıştır. Bu işi yaparken ABD ve dünya ekonomisinin durumuyla ilgili değerlendirme ve demeçleri, Federal Reserve’in yakın gelecekte izleyeceği faiz politikalarının ipuçları olarak yorumlanır ve manşete çıkarılırdı. Çok geniş olanaklara sahip, kalabalık ve nitelikli bir araştırıcılar ekibinin desteğine dayanan bu demeçler zaman zaman “esrarengiz, muğlak” bulunmuştur; ama daima derin hikmetler aranarak...

Artık başkan değidir; ama, üstadın lâflarından “hikmet çıkarma” alışkanlığı sürmektedir. Nitekim Hong Kong demecinden sonra “Greenspan bir gerilemeyi muhtemel görüyor” ifadeli bir e-postanın çok sayıda finansal kuruluşa iletilmesi huzurları kaçırmıştır.

Üstelik bir gün sonra Şanghay borsası yüzde 9’luk bir çöküntüye uğramaz mı? Bir yandan Greenspan’in “kehaneti”, öte yandan da dünya ekonomisinin yükselen yıldızı Çin’deki borsa çöküntüsü, uluslararası finansal piyasaları iki gün boyunca hallaç pamuğu gibi salladı. Finansal kargaşa dönemlerinin “güvenli tek limanı” olan ABD tahvillerinin fiyatları tırmandı.

İyi ama, Şangay borsasındaki çöküntü dünyanın dört bir yanına nasıl bulaşıyor? Çin’den kaçan yabancı ve Çinli yatırımcılar ABD tahvillerine mi saldırdılar? Hiç ilgisi yok. Zira, Şanghay borsası yabancı yatırımcılara “kapalı”dır. Çinlilerin de ülke dışına “sıcak para” çıkarıp yatırım yapmaları yasaktır. Çinli zenginlerin ender plasman alanlarından biri Şanghay borsasıdır. Çin hükümetinin spekülatif borsa kazançlarını vergileyeceği söylentisi yaygın satışlara yol açmış; borsa indeksi hızla düşmüştür.

Yetkisiz Greenspan’in sıradan gözlemleri ve uluslararası finans sisteminin tamamen dışındaki bir Çin borsasında düşme, dünya piyasalarını nasıl bu kadar sarsabildi? Bu sarsıntıdan, borsa, faiz ve döviz hareketleri bakımından en fazla etkilenen ülkelerin başında yine Türkiye vardı.

İki önemsiz olay reel ekonomileri temelden etkileyen olumsuz kararlara yol açabiliyor. Veya iki günlük bir fırtına sonunda her şey dinginleşiyor; bu arada “voliyi vuranlar” ihya oluyor; kayıplar da sineye çekiliyor.

Kumarhane ekonomisi de bu değil midir?

yazici   mail