www.soL.org.tr
Kerkük'te Kürt-Arap uzlaşması mı?
6 Aralık 2007, Perşembe

Kürtler, Araplar ve Türkmenler arasında şiddetli gerilimlere neden olan Kerkük'te, yerel idareyi elinde bulunduran Kürtler ile Araplar arasında uzlaşma sağlandı. Buna göre Araplar vilayet meclisini boykota son verecek ve yerel idarede daha fazla söz sahibi olacak. Türkmenler ise anlaşmayı kabul etmedi.

resim

DIŞ HABERLER Irak'ın geleceği konusunda belirleyici öneme sahip olan ve statüsünün belirlenmesi için referandum düzenlenmesi beklenen Kerkük'te Kürtler ve Araplar arasında uzlaşmaya varıldığı belirtildi.

Araplar iktidarın daha eşit paylaşılması karşılığında vilayet konseyindeki boykotlarına son vereceklerini bildirdi.

Kerkük Vilayet Konseyi Başkanı ve Celal Talabani'nin başkanı olduğu Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) liderlerinden Rızgar Ali, Araplarla prensipte anlaştıklarını bildirdi. Ali buna karşın Türkmenlerin anlaşmaya yanaşmadıklarını ve 41 üyeli konseyi boykot etmeye devam edeceklerini ifade etti.

ABD'nin ülkeyi işgal ettiği 2003 yılından bu yana Kerkük'ün özerk Bölgesel Kürt Yönetimi'ne bağlanmasını isteyen Kürtler, şimdiye kadar Arap ve Türkmenlerin muhalefeti ile karşılaştı.

Irak'ın petrol ve doğalgaz bakımından ikinci en zengin şehri olan Kerkük'ün durumunu belirlemek üzere bir referandumun bu yıl sonlanmadan yapılması planlanıyordu. Anlaşma sonrasında açıklama yapan 6 Arap konsey üyesi, yaklaşık bir yıldır süren boykotlarının nedeninin çok uluslu bir karakter taşıması gereken konseyde Kürt partilerinin baskın olması olduğunu ifade etti.

En etkili iki Kürt partisi olan KYB ve Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) konseyde 26 sandalyeye sahipken Türkmen cephesinin sadece 9 sandalyesi bulunuyor. Haksızlığın devam ettiğini ileri sürüp anlaşmaya katılmayan Türkmen cephesine çağrıda bulunan Rızgar Ali, "Kerkük'ün yapılanması için bu iyi bir adımdır, barış yolunda alınan kararlar artık adil olacak, bu nedenle Türkmen Cephesi'nin de anlaşmaya katılması gerekir" dedi.

Konseyin Arap üyesi Rakan Seyid el Cebari ise anlaşmanın bir an önce yürürlüğe girmesini istediklerini dile getirerek şunları vurguladı: "İlk kez vali yardımcılığı ve adli konseyin başkan yardımcılığı görevlerine getirileceğiz. Görevler eşit olarak dağılacak. Arap, Kürt ve Türkmenler'e yüzde 32'şer, Süryaniler, Ermeniler ve Saba azınlıklarıysa yüzde 4 oranında temsil edilecek."

Türkmen Cephesi'nden yapılan açıklamada ise grupların marjinalize edilmesi ile hiçbir yere varılamayacağı vurgulandı. Türkmeneli Partisi Başkan Yardımcısı Ali Mehdi, "Tutuklamaların sona erdirilmesini ve Türkmenlerin marjinalize edilmesinin önlenmesini istedik, ayrıca Türkmen dilinin de Kerkük'te resmi olarak kullanılmasını talep ettik. Ama şimdiye kadar yanıt almadık" dedi.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı John Negroponte ise geçen haftaki 6 günlük Irak ziyareti sonunda yaptığı basın açıklamasında referandum için artık zaman kalmadığını vurgulayarak "Umarım yeni yılla birlikte Irak anayasasının 140'ıncı maddesinin öngördüğü şekilde Kerkük sorununun çözülmesinde yol alınır" dedi.

Iraklı Kürtler, Kerkük'ten çıkarılan Kürtlerin kente dönüşünü, Kerkük'e getirilen Arapların kentten çıkarılmasını, Kerkük'ten çıkarılan idari bölgelerin buraya tekrar bağlanmasını, Kerkük'ün ve diğer Kürt bölgelerinin durumunun belirlenmesi için nüfus sayımı ve referandum yapılmasını bir zaruret olarak Irak anayasasına dahil ettirmişlerdi. Geçici anayasanın 58'inci Maddesi olan bu şartlar, daimi anayasanın 140'ıncı Maddesi olarak resmileşmişti.

yazici   mail