5 yıl önce bugün ABD tarafından işgal edilen Irak’ta akan kan durmuyor. Irak’ın bir daha asla egemen bir devlet olarak var olamaması için programlı bir soykırım yürüten ABD’nin karşısına, her geçen gün daha da güçlenen yurtsever direniş hareketi dikiliyor.

soL ABD'nin 20 Mart 2003'te başlayan Irak işgali 6'ncı yılına girdi. 5 yıl içinde ölen Iraklı sayısı 1 milyondan fazla. 27 milyonluk nüfusun en az 4 milyonu ülke içinde ya da dışında mülteci konumunda. Yaralıların hesabıysa tutulamıyor.
Irak'ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yalanıyla ve "demokrasi getirme" vaadiyle başlatılan işgalin ardından Irak'ta hayatta kalmak için mücadele etmek ve şanslı olmak gerekiyor.
Ülkenin kalbi Bağdat'ta, aradan geçen 5 yıla karşın, ABD Ordusu hâlâ mahalleleri savaş uçaklarıyla bombalıyor. Her mahallesi beton duvarlarla çevrilen Bağdat'ta bir mahalleden diğerine gidebilmek için sayısız kontrol noktasından geçmek gerekiyor. Kontrol noktalarında en ufak "şüpheli" davranış, örneğin ani bir hareket, ölümle cezalandırılıyor. ABD askerlerinin konvoylarına biraz yaklaşan araçları kurşun yağmuruna tutmaları Bağdat'ta araba kullanmayı kahramanlık haline getirirken, halk korkudan mecbur kalmadıkça sokağa çıkmamayı tercih ediyor. İşgal ordularının yanı sıra, bir kısmı ABD tarafından silahlandırılan silahlı çeteler de terör estiriyor. İşgal yönetimi tarafından kışkırtılan mezhep çatışmaları, Bağdat'ı Şii ve Sünni mahalleleri olarak bölerken, "yanlış" mahallelerde oturanlar kentte terör estiren silahlı çetelerden canını kurtarmak için evini terk etmek zorunda kalıyor.
Irak halkı sefalete mahkum edildi
Şiddetten korunmak için evde oturmak da o kadar kolay değil. ABD askerlerinin her an her yerde gerçekleştirdikleri ev baskınları, sokağın terörünü eve taşıyor. Öte yandan Bağdat'ın "şanslı" mahallelerine günde ancak birkaç saat elektrik verilebiliyor.
İşgalin ardından altyapının çökmesi özellikle kentlerde yaşamı çekilmez hale getirirken, yoğun işsizlik nedeniyle halk işgalcilerin dağıttıkları karnelere ve komşularının yardımına bağımlı olarak yaşıyor.
İşgalden önce, Saddam Hüseyin döneminde, sağlık sistemi açısından Ortadoğu'nun en gelişmiş ülkeleri arasında yer alan Irak, bugün, uzun yıllar önce tarihe gömülmelerinin ardından yeniden nükseden salgın hastalıklara teslim olmuş durumda. Zira Irak'ın hastanelerinde bugün ne ilaç, ne doktor, ne de elektrik var.
Kültürel soykırım
Irak'ta işgalin yaşamın her alanında yarattığı yıkım, kültürel alanda da tüm şiddetiyle yaşandı. İşgalin hemen başında kütüphaneleri, müzeleri yağmalanan Irak, işgalciler tarafından, bir daha asla egemen bir devlet haline gelmemesi için, bilinçli bir kültürel soykırıma tabi tutuldu. Okulların çoğunun güvenlik nedeniyle kapalı olduğu Irak'ta, yüzlerce akademisyen de planlı bir biçimde "faili meçhul" cinayetlerle ortadan kaldırıldı.
Öte yandan, ABD'nin Irak'a vaat ettiği demokrasinin, aşiret reislerinin, şeyhlerin ve çetelerin demokrasisi olduğu kısa süre içinde anlaşıldı. Etnik ve dini kimlikler üzerinden kurulan işbirlikçi siyasi partiler, sahip oldukları silahlı militan kadar söz sahibi oluyorlar. Kukla hükümetin bakanlıkları mezhepler ve etnik gruplar arasında paylaşılırken, işbirlikçi partilerin Irak'taki yağmadan pay kapma yarışları, siyasi sistemi işlemez hale getirmiş durumda. Irak'ın kuzeyinde kurulan Bölgesel Kürt Yönetimi ve güneyde kurulması planlanan özerk Şii bölgesiyse, işgalcilerin Irak'ı yok etme planının son aşaması olan bölünmenin zeminini hazırlıyor.
Direniş savaşa devam ediyor
Bu karanlık tablodaki tek umut ışığıysa, aradan geçen 5 yıl içinde giderek güçlenen yurtsever direniş hareketi. Temeli Baas Partisi'nin işgal öncesi yaptığı kapsamlı hazırlıklara dayanan direniş hareketi, işgalcilerin Irak'ta başarılı olamamalarının başlıca nedeni. ABD'nin El Kaide'yle ilişkilendirmeye çalıştığı, mezhepler arası çatışmanın parçası gibi göstermeye çalıştığı direniş, meşruluğunu giderek arttırıyor. Sünni Arapların yanı sıra, Şiilerin ve Kürtlerin de desteklediği yurtsever direniş, işgalin başından beri ABD'ye ve müttefiklerine ağır kayıplar verdirdi. Yalnızca ABD'nin verdiği kayıp sayısı, resmi rakamlara göre 4 bine ulaşırken, işgalcilerin gerçek kayıp sayısının bunun kat kat üstünde olduğu biliniyor. Direniş karşısında başarıya ulaşamayacağını anlayan ABD'nin şimdiye kadarki "uzlaşma" tekliflerini reddeden direniş hareketi, ancak işgalin sona ermesi koşuluyla masaya oturmayı kabul ediyor.
Ancak, tüm başarısızlığına karşın 150 binden fazla askeriyle Ortadoğu'nun göbeğine yerleşen ABD, bölge ülkeleri üzerinde önemli bir tehdit oluşturuyor.
Bush işgali hâlâ savunuyor
Irak'taki işgalin başarısızlığı, ABD'deki George W. Bush yönetimini de zora sokmuş durumda. Irak'taki başarısızlık nedeniyle önemli fireler veren ve ülkeyi büyük bir mali yükün altına sokan Bush yönetimi, buna karşın işgal politikalarını savunmaya ve yalan söylemeye devam ediyor.
Bush, işgalin 5'inci yılı dolayısıyla dün yaptığı konuşmada Irak savaşıyla ilgili pişmanlık duymadığını söyledi ve ABD'nin zafer yolunda olduğunu iddia etti. Savunma Bakanlığında konuşan Bush, "geçen süre içinde Irak'ta elde ettikleri başarıların inkar edilemez olduğunu" savundu.
Irak savaşıyla ilgili geçen zamanda çeşitli tartışmalar olduğuna değinen Bush, kendisine göre Saddam Hüseyin'in iktidardan uzaklaştırılmasının doğru karar olduğunu, Irak savaşının Amerika'nın kazanması gereken bir savaş olduğunu kaydetti.
ABD askerlerinin bir an önce Irak'tan çekilmesi çağrılarını reddeden Bush, erken çekilmenin El Kaide ve İran'ı cesaretlendireceğini, ABD'yi tehlikeye atacağını öne sürdü.
Washington'da işgale karşı protesto
Öte yandan dün Washington'da düzenlenen savaş karşıtı gösterilerde 33 kişi gözaltına alındı bildirildi. ABD Vergi Dairesi önünde düzenlenen bir gösteride protestocular, üzerlerinde "savaşı finanse etmeye son", "daha ne kadar sürecek" ifadeleri yazılı pankartlar taşıdılar ve slogan attılar. Polis, gösteri sırasında güvenlik bariyerlerini aşmaya çalışanlardan 33 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Kongre'nin karşısındaki parkta düzenlenen bir başka gösteride de protestocular, ABD Başkanı George W. Bush ve ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin yerlerinin cezaevi olması gerektiğini dile getiren sloganlar attı.