www.soL.org.tr
'Yargılansalar Erdoğan da dahil hepsi hapse girer'
20 Mart 2008, Perşembe

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Komisyonu Üyesi Celel Beşiktepe'ye ölümlerin nedenini sorduk...

soL: Beş yaşındaki Dilara Dumru’nun kapağı açık rögar çukuruna düşüp ölmesinin ardından benzer şekillerde birçok çocuk hayatını kaybetti. Harita Mühendisi Gülseren Yurttaş, İSKİ’ye ait bir projenin şantiyesinde iş cinayetine kurban gitti. En son ise İSKİ çalışması sırasında yapılan yanlış kazıdan dolayı doğalgaz patlaması gerçekleşti ve 11 yaşındaki ilkokul öğrencisi Oktay Korkmaz hayatını kaybetti.

Bu ölümlerin sorumlusu kim? Belediyelerin taşeron firmalar ile çalışması konusunda neler düşünüyorsunuz?

Celal Beşiktepe: AKP iktidarı belediye yapısından beslenen bir yapıdır. 2002'nin 3 Kasımı'nda kendileri söz verdi. O zaman MHP-ANAP-DYP koalisyonu vardı. "İktidara geldiğimizde dokunulmazlıkları kaldıracağız" dediler. AKP şimdiye kadar bu yönde bir tek adım atmadı.

Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) elde ettikleri rantlar ile iktidara geldiler. AKP o dönemde rant ile, para ile buluştu. Şu anda Başbakan olan Tayyip Erdoğan'ın emrinde çalışanlar o dönemde de benzer işler yapıyordu.

Bu gelenek soyguna ranta dayalı bir gelenektir. Ve bu gelenek şimdi İBB tarafından sürdürülmekte. Bugünkü belediyenin toplum adına denetim yapmakla görevli tüm birimleri Tayyip'in belediye başkanı olduğu dönemdeki kültüre uygun davranmakta.

Dünkü patlamaya geldiğimizde... İBB'nin bazı daireleri vardır. Bunlardan biri Altyapı Koordinasyon Merkezi'dir (AKM). Bu ne işe yarar?

AKM İstanbul sokaklarında yapılan kazılara ruhsat vermekle görevli bir kurumdur. İstanbulda ismi A olan herhengi bir sokakta taşeron firma bir kazı yapacaksa, AKM'den ruhsat alması gerekir. AKM de ilgili firmaya haber vermek zorundadır. "Buralarda doğalgaz hattı vardır... dikkat edilecek yerler" diye...

GOP'ta meydana gelen olayda AKM'den ruhsat alınmadan bu kazıya başlanmış. AKM kazı yapılacak yere İGDAŞ'ın görevlisini göndermek zorunda. Bu bağlamda bu mekanizma işlememiş demektir. Demek ki herhengi bir taşeron firma herhangi bir sokağa girip kazıya başlayabilir. Kısacası bu çocuğun ölümünden sorumlu olanlar ruhsatsız iş yapmaktan dolayı sorumludurlar.

Bu şunu gündemleştiriyor. İstanbul kentinde yarın sokaklarda kazı yapacak olan müteahhitler ve taşeron firmalar herhangi bir denetime tabi değiller. Bu konuda kendilerini rahat hissediyorlar. Bu bir cinayet aslında. İnsanlık dramı. Bu cinayetin birinci dereceden sorumlusu İBB'dir. Belediye başkanıdır. Partisi AKP'dir.

Bu bağlamda; bugün bu mekanizmaya sahip olanlar İstanbul'un geleceğini değiştirecek olan bütün projeleri Başbakanlıktan talimat ile yapıyorlar. Bu talimatı veren insan ise İstanbul'un eski belediye başkanıdır.

Sokağı, kenti yönetmek anlamında, toplumun çıkarları açısından duyarlılık sıfıra inmiş durumda. Bütün bu kentsel olaylarda, ölümlerde, kazalarda önemli olan ranttır. Kenti rantçılar yönetmektedir. Kent bir anlamda bir araçtır. Bunların her biri yarın, parlamentoya sıçramayı bir garanti olarak görmek istiyorlar.

Bunlar normal yargıya çıksalar, hepsi cezaevine girer. Tayyip Erdoğan başta olmak üzere... Hepsi yolsuzluktan, ranttan, toplum aleyhine alınan kararlardan dolayı ceza alırlar. Evrensel kentli hakları ve demokrasinin evrensel ilkeleri açısından bunlar birinci derecede suçlu konumuna düşerler. Her gün insan haklarına aykırı hareket eden bu yağmacılardan kentlerimizi bir an önce kurtarmalıyız.

Ve bu bağlamda kentimize sahip çıkmalıyız. Yurttaşlık haklarımıza sahip çıkmalıyız.

Teşekkür ederiz.

yazici   mail