Eğitim Sen, göreve geldiğinden bu yana "cesur" genelgeleriyle dikkat çeken YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın kadrolaşmaya ilişkin üçüncü genelgesine de dava açtı. Sendika dün ayrıca, eğitim sisteminde "sınav ve dershane işgali"ni çeşitli verilerle sunan bir basın açıklaması yaptı.
HABER MERKEZİ Atanmasından bu yana AKP’nin uydusu gibi hareket eden YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın kadrolaşma girişimlerine karşı Eğitim-Sen Danıştay’a yeni bir dava açtı.
Eğitim-Sen yaptığı açıklamada, Yükseköğretim Kurulu’nun yeni başkanının, rektörlüklere, üç gün arayla iki kadrolaşma genelgesi gönderdiğini ifade etti. Sendika, açıklamasında, 15 Şubat 2008 tarihli genelgeyle, öğretim elemanları için kullanılması gereken kadrolardan duyurusu yapılmayanlara atama yapılması yasaklandığını belirtirken açıklama şu sözlerle devam etti: “Hızlı başkan, üç gün sonra, ilk genelgenin kapsamını dar(!) tuttuğu için pişman olmuştu. Pişmanlığını giderebilmek için 18.2.2008’de ikinci bir genelgeyi göndermiş, o genelge ile kullanılma iznini iptal ettiği kadrolara ‘…ilan edilen ve müracaat süresi devam eden…’ kadroları da eklemişti. Böylece, 2547 sayılı yasanın rektörlerin atama yetkilerini düzenleyen kurallarının uygulanması, YÖK Başkanı emriyle(!) durdurulmuştu.”
Genelgeci başkan!
Eğitim-Sen, Özcan’ın 22 Şubat 2008 tarihli üçüncü bir genelgeyle ilk iki genelgenin getirdiği atama yasaklarının vakıf üniversitelerini de içerecek biçimde genişletilmesini kararlaştırdığını, devlet ya da vakıf üniversitelerinin tüm akademik kadrolarına atama yapılmasını yasakladığını kaydetti.
“Kadrolaşma amacı apaçık”
Eğitim-Sen gönderilen bu genelgelerin apaçık siyasal kadrolaşma amacı taşıdığını ifade ederken, yapılan açıklamada üçüncü genelgenin de öncelikle yürütmesinin durdurulması, daha sonra da iptali için kendileri tarafından yeni bir dava açıldığı belirtildi.
YÖK Genel Kurulu toplanıyor
Bu gelişmelerle Özcan’ın tepkileri çekmeye devam ettiği görülürken, YÖK Genel Kurulu bugün Özcan’ın başkanlığında toplanacak. Toplantıda, “Kurulması teklif edilen vakıf yükseköğrenim kuruluşlarına ilişkin olarak vakıf yetkilileri tarafından yapılacak sunumlar, genel kurulca yapılan işlerden, oluşturulan yeni Yürütme Kurulu'na devredilecek işler, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma kriterleriyle ilgili hazırlanan komisyon raporu, Eğitim Komisyonu Raporu, Kadro Komisyonu Raporu ile Diploma Denklik Komisyonu raporunun” görüşüleceği belirtildi.
“Öğrenciler 739 kez sınava giriyor”
Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer dün ayrıca “Sınava Endeksli Eğitim Öğrencilere Değil Dershanelere Fayda Sağlıyor” başlıklı yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, mevcut eğitim sisteminin, öğrencilerin bedensel, düşünsel, kültürel ve ruhsal gelişimini bir bütün olarak değerlendirmek yerine, öğrencileri ilk öğretimden itibaren bitimsiz bir sınav maratonuna soktuğu kaydedildi. Dinçer, ilköğretimden başlayan sınavların üniversite yaşamının sonuna kadar devam ettiğini ve bu süre içinde öğrencinin üniversite seçme sınavı da dahil olmak üzere en az 739 kez sınava girdiğini ifade etti.
Dershane sayısı 4 bin oldu
Açıklamada bu sınav odaklı sistemin öğrencileri daha fazla dershanelere mahkum ettiği vurgulanırken, 1975-1976 döneminde 157 olan özel dershane bulunduğu ve toplam 45 bin 582 öğrencinin dershaneye gittiği, 2006-2007 yılına gelindiğinde ise dershane sayısının 3 bin 986’ya, öğrenci sayısının da 1 milyon 72 bine ulaştığı kaydedildi.
Yükseköğretimde de durum farksız
Açıklamayı yapan Eğitim-Sen Genel Başkanı Dinçer, bir öğrencinin ÖSS hazırlığının aileye yıllık maliyetinin ortalama 2 bin 358 YTL’yi bulduğunu ifade ederken, “İlk ve ortaöğretim kurumlarıyla dershanelerde tabi tutuldukları sınav maratonundan başarıyla çıkıp üniversite sınavını da kazanan öğrenciyi bu kez yükseköğretimin sınav maratonu beklemektedir. Zira yüksek öğretimde de ilk ve ortaöğretimdekine benzer bir sınav sistemi sürdürülmektedir” şeklinde konuştu.
![]() | Egemen Bağış 'Go Home'! |
![]() | Irak'ta soykırım devam ediyor |
![]() | Başıbüyük halkı 'dönüşüme' direniyor |
![]() | Venezuela petrolüne sahip çıkıyor |