Samsun'da, ÜKD Genel Başkanı Prof. Dr. İzge Günal'ın katılımıyla "Dinci Gericilik ve Üniversiteler" forumu düzenlendi. Samsun Yurtsever Cephe'nin destek verdiği foruma birçok akademisyen, üniversiteli öğrenciler, öğretmenler, demokratik kitle örgütleri temsilcileri katıldı.
soL (Samsun) Üniversite Konseyleri Derneği’nin (ÜKD) üniversitelerde türban karşıtı kampanyasına imzalarıyla destek veren akademisyenlere yaptığı “Ülkemizi ve üniversitemizi gericiliğe teslim etmiyoruz. Akademisyenleri foruma katılmaya davet ediyoruz” çağrısıyla birçok ilde başlattığı forumlardan biri de dün Samsun’da gerçekleştirildi. Petrol-iş Sendikası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Dinci Gericilik ve Üniversiteler” forumuna, ÜKD Genel Başkanı Prof. Dr. İzge Günal konuşmacı olarak katıldı. Üniversiteden birçok akademisyen ve öğrencilerin, öğretmenlerin, demokratik kitle örgütlerinden temsilcilerin katıldığı ve Samsun Yurtsever Cephe’nin katkı sunduğu foruma basın yoğun ilgi gösterdi.
"Gericiliğe izin vermeyelim" pankartının açıldığı forum, OMÜ Eğitim Fakültesi’nde görevli ÜKD Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yard. Doç. Dr. Özgür Taşkın’ın açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra, sunum yapan İzge Günal, üniversitelerin özerkliği kavramına dikkat çekerek, bilgi üretme işinin radikal bir süreç olduğunu, üniversitelerin bilgi ürettiği için özerkliğe gereksinimi olduğunu vurguladı.
Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar darbe ve tasfiye süreçleriyle üniversitelerin özerkliğine karşı yapılan müdahale ve saldırıların nasıl gerçekleştirildiğini gözler önüne seren Günal, bu müdahalelerin en sert ve kalıcı olanının 12 Eylül darbesi olduğunu belirterek, “1980 felaketinde kalıcı ve örgütlü olma gereği hissedenler YÖK’ü kurdu. Din eğitimi bu dönemde zorunlu oldu” dedi.
Biz üniversitelerin onurunu kurtardık
“Bilimin zıttı inançtır. Üniversiteler ‘ben inanıyorum’ların değil, bilgi üretme yerleridir, üniversiteler toplumun beynidir. ‘Türban üniversiteye girerse yarın liselere ortaokullara da girer’ diyorlar, türban liselere, ortaokullara sokulsa da üniversiteye almayacağız biz. Bu topluma borcumuzdur, biz buna izin vermeyerek üniversitenin namusunu, onurunu kurtardık. Akademisyenler olarak yer aldığımız 2 Mart Mitingi’nde de söylemiştim; bundan sonra YÖK değil, biz konuşacağız, demiştim” sözleriyle sunumuna devam eden Günal, üniversiteyi üniversitede konuşmanın gerekliliğine de dikkat çekti. Üniversiteyi doğal ortamlarında konuşmak gerektiğini belirten Günal, çok az yerde üniversite dışında konuştuğunu belirterek, OMÜ Rektörlüğü’nün tutumunu da eleştirdi.
ÜKD Genel Başkanı İzge Günal, AKP’nin türbanı ve gericiliği üniversitede meşrulaştırma girişiminin, ÜKD’nin düzenlediği imza kampanyasına katılan 7532 akademisyenin imzalarıyla sekteye uğratıldığını, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın, rektörlüklere bir yazı göndererek türbanın üniversiteye alınması talimatının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, ve bu hukuksuzluğun ÜKD’nin Danıştay’a yaptığı başvuruyla iptal edilerek durdurulduğunu belirterek sunumunu sonlandırdı.
Sunumu yoğun bir ilgiyle izleyen davetliler foruma görüşlerini aktararak katkılarını sunarken İzge Günal’ı soru yağmuruna tuttular.
Katılımcılardan notlar:
“Akademisyenler, bu tarz toplantıları halktan ve kentteki insanlardan uzak yapmamalı, etkilenmek istiyoruz. Halkla bütünleşemeyen üniversite yönetiminin yarattığı bu boşluk ve yabancılaşmayı ÜKD gidermelidir.”
“7.532 akademisyen örgütlü olsa sadece üniversiteleri değil, ülke gündemini yönlendirir. Örgütlü, güçlü bir akademik yapıya ihtiyaç var.”
“Bilim insanlarının ülkelerine sorumlulukları var. Yürekli, yurtsever üniversiteliler çok sınırlı sayıda da olsa vardır. ÜKD olarak giriştiğiniz hareket, 12 Eylül’ün kara bulutlarını dağıtma anlamında çok değerlidir.”
“Devrimi göremeyeceğiz sözleri edenlere katılmıyorum. Devrimden umudunuzu kesmeyin, devrimi göreceğiz. Biz de artık cepheleşmenin gerekliliğini görmek zorundayız.”
![]() | Egemen Bağış 'Go Home'! |
![]() | Irak'ta soykırım devam ediyor |
![]() | AKP bu sefer de kıdem tazminatından vurdu |
![]() | Venezuela petrolüne sahip çıkıyor |