2005'te halk tarafından reddedilen Avrupa Anayasası'nın yerine dayatılan Lizbon Anlaşması'na karşı harekete geçen Yunanistan Komünist Partisi, Pazartesi günü Atina'da yapılan toplantıyla başlattığı AB karşıtı çalışmaya halkın geniş kesimlerini katmayı amaçlıyor.
soL Yunanistan Komünist Partisi (KKE), reddedilen Avrupa Anayasası'nın yerine geçen Lizbon Anlaşmasına karşı kampanya başlattı.
KKE Atina Örgütü tarafından Pazartesi günü düzenlenen toplantıda konuşan KKE lideri Aleka Papariga, "Yunan halkının AB'ye ve emperyalist birlik olma özelliğine dair tavrını açıklayabilmesi için referandum düzenlenmeli" dedi.
"Komünistlere, parti sempatizanlarına, Yunanistan Komünist Gençliği'nin (KNE) üye ve dostlarına ve adaletsizliğe, eşitsizliğe, Ekonomik Para Birliği (EMU) tarafından sömürülmeye, ‘terör' yasalarına ve emperyalist savaşlara karşı olan sol radikal güçleri, kararlı bir biçimde hareket etmeye ve halkı ‘AB'nin Lizbon Anlaşmasına Hayır - AB'ye Hayır' kampanyamız hakkında bilgilendiremeye çağırıyoruz. Olabildiğince çok kişiyi bilgilendirmek için tüm gücümüzü bileştirmeliyiz" diye konuşan KKE Genel Sekreteri, sözlerine "AB'nin Lizbon Anlaşması'nın reddedilmesi, ülkenin halktan yana ve emperyalist tercihlere bağlı kalmayan farklı bir değişim geçirmesi için verilen mücadelenin AB'den kopmayı hedefleyen mücadeleyle bileşmesi gerektiği konusunda ikna olmayanların da katılacağı bir direniş eylemi ve çalışması olacak. Halkın refahının AB'ye üyelik ve hizmetle uyuşmadığını anlayanların çıkarına olan komünistlere katılmaktır. ‘Baş eğmeme ve itaatsizlik' sloganıyla hareket etmeliyiz" diyerek devam etti.
TKP'den destek
KKE'nin toplantısına çeşitli kitle örgütlerinin ve toplumsal kesimlerin temsilcilerinin, aydınların, akademisyenlerin ve gazetecilerin yanı sıra Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve İrlanda Komünist Partisi'nden (CPI) de temsilciler katıldı.
TKP Merkez Komite üyesi Mehmet Kuzulugil, toplantıda yaptığı konuşmada, "Avrupa Birliği'nin Türkiye demokrasisine en büyük hediyesinin liberal, proemperyalist bir İslamcı hükümet olduğunu" söyledi.
Türkiye'deki egemenlerin AB üyeliğinden beklentisinin "Emperyalizmin tam himayesine girerek korkulardan kurtulmak" olduğunu belirten Kuzulugil, "Bunun emekçi sınıflara dönük yeni bir boyun eğdirme operasyonu olduğu ve bu sürecin, bütün maliyetlerinin emekçi sınıflara yükleneceği açıktır" diye konuştu.
Kuzulugil, söz konusu dönüşümün ideolojik desteğinin din olduğunu söyledi ve "liberal, proemperyalist bir İslami parti" olan AKP'nin hükümet olmasının bu sürecin karmaşık bir ürünü olduğunu vurguladı.
Avrupa'da Müslüman göçmenlere ve Müslümanların yaşadığı ülkeler karşı artan ırkçı tepkilere ve düşmanlığa dikkat çeken Kuzulugil, buna karşın Avrupalı emperyalistlerin Türkiye'deki liberal İslamcı partiyi desteklemekten vazgeçmemelerinin dikkat çekici olduğunu söyledi.
Kuzulugil, Türkiye'deki son gelişmeleri aktardığı konuşmasında, AKP'nin sosyal düvenlik reformuna karşı yükselen işçi tepkisine dikkat çekti.
Toplantının diğer yabancı konuğu olan CPI, İcra Komitesi üyesi Gareth Murphy ise, partisinin İrlanda'da Haziran ayında yapılacak referandumla kaderi belirlenecek Lizbon Anlaşmasına neden karşı olduğunu anlattı.
2005 yılında Fransa ve Hollanda'daki halk oylamalarıyla reddedilen Avrupa Anayasası ile aynı içerikle hazırlanan Lizbon Anlaşması, geçen sonbaharda AB üyesi ülkelerin liderlerince imzalanmıştı. Emperyalistler, anlaşmanın onaylanması sürecini parlamentolar üzerinden gerçekleştirerek 2005'tekine benzer bir yol kazasını engellemek isteseler de, anlaşma İrlanda da halkın oyuna sunulacak.
![]() | Diyarbakır heyeti de AB çıpasına sarıldı |
![]() | Burhan Yenigün pes dedirtti |
![]() | Emekçiler seslerini Ankara'ya taşıyor |
![]() | Venezuela SIDOR'u kamulaştırıyor |