www.soL.org.tr
Emniyet kimi koruyor?
17 Eylül 2006, Pazar
resim

soL Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Diyarbakır’da meydana gelen patlamayı PKK’nin gerçekleştirdiğini açıklamasının yankıları sürüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, Emniyet’in öne sürdüğü iddiaları ve bu iddialardaki tutarsızlıkları değerlendirdi.

Yapılan yorumda, ortada başka pek çok aday varken ve PKK bombalamayı yaptığını kesin bir dille yalanlamışken, Emniyet’in diğer olasılıklar üzerinde durmayı düşünmemesi dikkat çekiyor. Emniyet’in kanıt olarak sunduğu şeyler, Emniyet’in konuyla ilgili ciddiye alınır bir soruşturma yapmamış olduğunu gösteriyor. Emniyet’in öne sürdüğü argümanlar ve bunlara getirilen yorum ve eleştiriler şu şekilde:

Fotoğraflar TİT sitesinde neden yoktu?
Birinci iddia şöyle: "Olaydan kısa bir süre sonra PKK'ye bağlı bir haber ajansında eylemin TİT tarafından üstlenildiği bilgisi yayınlandı. Bu haberde TİT'in olayı üstlendiği internet sitesinin adresi ve bu siteden alınma ‘bomba hazırlık fotoğrafları’ yer alıyordu. Oysa adresi verilen TİT sitesinde bu fotoğraflar yoktu! Üstelik TİT sitesi çok kısa bir süre
önce açılmıştı. Demek ki PKK bombayı koymak ve sonra TİT'e yıkmak için kısa süre önce hazırlık yapmış, siteyi almış, bombayı patlattıktan sonra da siteye üstlenme yazısını koymuştu. Siteye fotoğrafları koymayı unutmuşlar ama Fırat Haber Ajansı sitesinde fotoğrafları koyarak kendilerini ele vermişlerdi.”

www.turkintikamtugayi.8m.com sitesinde fotoğrafların olmadığı, sonradan konulduğu bilgisi doğru değil. Fırat Haber Ajansı'nda sözkonusu üstlenme haberini okuyanlar adresi verilen siteye bağlandıklarında fotoğrafları göremiyorlardı. Zira fotoğrafların yerinde "Veri aktarımı sınırlamaları nedeniyle bu imajlar görülmeyecektir" anlamına gelen bir mesaj vardı. Freeservers adlı ücretsiz internet servisi veren siteden alındığı anlaşılan bu sitede yayınlanmış olan fotoğraflar aşırı yüklenme nedeniyle servisi veren internet şirketi tarafından durdurulmuştu. Yani TİT sitesini hazırlayanlar fotoğrafları koymayı unutmamışlardı! Fotoğraflar görülemiyordu çünkü ücretsiz bir internet sitesinde bu büyüklükteki fotoğraflara bu kadar çok kişinin ulaşması nedeniyle siteyi kiralayanlar fotoğrafları (çoğu durumda otomatik olarak gerçekleşir bu) durdurmuşlardı. Emniyet'in ilgili birimlerinin bunu anlayamamış olmaları mümkün değil. Belli ki böyle düşünmeyi, yani Fırat Haber Ajansı'nda olup da TİT sitesinde görünmeyen fotoğrafların siteye konulmamış olduğunu düşünmeyi tercih ediyorlardı.

Öte yandan, söz konusu Emniyet açıklaması Fırat Haber Ajansı'nın TİT sitesinden alarak yayınladığı fotoğraflardaki bombanın o bomba olduğunun da kabulü anlamına geliyor. Ciddi bir kurumun herşeyden önce "bu fotoğraflar gerçekten o bombanın fotoğrafları mı araştırıyoruz" gibi bir açıklama yapması gerekirdi. Emniyet, bunun yerine alel acele "cevap yetiştirmeyi" tercih etmişti.

“Düzenek TAK’ın düzeneği”
İkinci iddia şöyle: "Düzenek yakın zamanda TAK tarafından gerçekleştirilmiş bombalı saldırılardaki düzenekle aynı."

Birincisi, yakın zamanda yapılan bazı operasyonlarda PKK'ye ait bazı bomba düzenekleri ele geçirildi. Dolayısıyla sözkonusu düzenekler kimse için sır değil. Fotoğraflarda gösterilen düzenekte ise herhangi bir orijinallik yok. Zaten bir süredir TAK tarafından kullanılan bomba düzenekleri içindeki "özel" olan, çok "profesyonel işi" olan tek şey
içindeki A4 patlayıcı kalıbı. O da NATO envanterinde bol bol var! Üstelik Atabeyler çetesi soruşturmaları sırasında, bu çetenin PKK'ye dönük operasyonlarda ele geçirilen bombaları kullanma ve PKK üzerinde kuşku yaratma niyetinde olduğu bizzat çete üyeleri tarafından açıklanmıştı. Yani "PKK patentli (!) el yapımı bomba düzeneği"nin varlığı bombacının adresini vermiyor.

Baydemir’in kardeşi ile ilgili iddialar
Üçüncü iddia şöyle: "Düzeneğin harekete geçiricisi olarak kullanılan Cobra telsizler 2004 yılında Diyarbakır Belediye Başkanı'nın kardeşinin arabasında bulunmuştu.

"Bu açıklama, açıkçası Emniyet teşkilatı için bir utanç abidesi olmalıydı. Bir kere televizyon yayınlarında da sürekli olarak "Kobra" adıyla anılan telsizler, ASELSAN yapımı! Kobra diyerek ayrı bir hava verilen bu telsizler büyük çaplı elektronik mağazalarında, TEKNOSA, Vatan Bilgisayar gibi mağazalarda peynir ekmek gibi satılıyor. Telsiz denildiğine bakmayın Walky-Talky tabir edilen 1-2 km çapında telsiz iletişimi sağlayan el cihazları bunlar. Küçük işletmelerde gezici ünitelerin (güvenlik, bekçiler ya da bakımcılar) iletişiminde kullanılabiliyor. Küçük sitelerin bekçileri bunları kullanıyor.

Üstelik telsizlerin Baydemir'in arabasında yakalanması (!) üzerinden 2 yıl geçmiş! PKK 2 yıl önce bombalama eylemlerine hazırlık yapmaya başlamış olsa herhalde en son yapacağı bu harcı alem telsizlerden 26 tane almak olur.

Üstelik utanç verici: Bir Türkiye vatandaşı neredeyse marketlerde satılan bir cihazdan üzerinde bulunduğu için gözaltına alınmış, hatta mahkemeye çıkartılmış! Zaten yine son dönemde TAK tarafından patlatılmış olan bombalarda (basında çıkan haberlere bakılırsa) harekete geçirici olarak telsiz değil cep telefonu kullanılmıştı!

Taşınırken patladı dendi, çabuk unutuldu
Dördüncü iddia ise bombanın nerede ve nasıl patladığına ilişkin: "Bombanın asıl patlatılmak istendiği yer Polis Koleji ya da MİT binasıydı. Bu binaların çevresinde frekans bozucular var. Bunların yaydığı sinyaller düzeneği erken harekete geçirmiş olabilir."

Emniyetin ilk yaptığı açıklama (yine çok emin bir şekilde) bombanın taşınırken patladığı şeklindeydi. Bu açıklama hiç bir mazeret sunulmadan geri alındı. Zira görgü tanıkları bombanın içine yerleştirildiği termosun duvar dibinde olduğunu ve bir çocuk bu termosa yaklaştığında patladığını söylüyorlardı. Açıklama bu sefer duvar dibinde beklemekte olan bombanın çevredeki sinyallerle "yanlışlıkla" harekete geçirilmiş olabileceği halini aldı.

Buradaki ciddiyetsizlik bir yana, birincisi, sözü edilen frekans bozucu yayınlar özel olarak telefon haberleşmesini hedef alıyor. Yani düzenek eğer cep telefonu ile harekete geçirilen tipte olsaydı bu cümlenin "bir ciddiyeti" olabilirdi. Oysa TİT sitesinde yer alan fotoğraflara ve Emniyet'in "Kobra telsiz" açıklamalarına bakılırsa düzenekte kullanılan bir cep telefonu değil bir FM telsiz. Bu iki aracın kullandığı dalga frekansları arasında dağlar kadar fark var. Bir telsiz mikrodalga fırın olarak ne kadar kullanılabilirse, cep telefonu sinyallerini bozan bir frekans bozucu da amatör bir FM telsizi o kadar etkileyebilir.

“PKK, halkı galeyana getirmek istedi”
Bir argüman ise eylemin amacına yönelik: "PKK halkı galeyana getirmek için bu bombayı patlattı ve üstlenmedi."

Emniyet aynı açıklama içinde ilk önce “bomba aslında emniyete atılacaktı ama erken patladıyı” kendinden çok emin bir biçimde dillendirirken aynı anda bunu söylüyor: “PKK özellikle Kürtleri hedef aldı, amaç halkı galeyana getirmekti.” Kısacası, Emniyet’in açıklamasının kendi iç tutarlığı olmadığı gibi, geri çekilen iddialar konusunda da herhangi bir açıklama yapma gereği duyulmuyor.

yazici   mail