www.soL.org.tr
Latin Amerika ve dünya için kritik gün
16 Ekim 2006, Pazartesi

Bugün yapılacak olan BM oylaması, Venezuela'nın katılım yüzünden büyük önem taşıyor. Venezuela, seçilmesi halinde ABD karşıtı çizgisini BM'ye taşıyacak.

resimDIŞ HABERLER BM Güvenlik Konseyi'nin daimi olmayan beş üyeliğini yenilemek için yapılacak seçimlere saatler kaldı. Latin Amerika ve Karayipler Bölgesi üyeliğine aday olan Venezuela ve Guatemala arasındaki çekişme tüm hızıyla devam ediyor. Arjantin'den boşalacak olan koltuğa kimin oturacağı hem Latin Amerika ülkeleri hem de dünya kamuoyu için büyük bir merak konusu durumunda.

Seçilenin 2 yıl boyunca sahip olacağı üyelik, kısıtlı yetkileri ve veto hakkının olmaması nedeniyle genelde büyük bir tartışma yaratmazken, bu seneki oylamayı önemli kılanın Venezuela'nın adaylığı olduğu belirtiliyor. Latin Amerika'daki sol yükselişin en önemli temsilcisi durumundaki Venezuela‘nın tavizsiz ABD karşıtlığıyla tanınan başkanı Hugo Chavez söz konusu koltuk için son bir yıldır oldukça kapsamlı bir diplomasi turu gerçekleştirmiş durumda. Sadece Latin Amerika kıtasıyla kalmayıp Ortadoğu, Afrika ve Asya'yı da kapsayan bu turların özellikle İran, Suriye gibi ABD ile problemli ülkelerde yoğunlaşması Chavez'in seçildiği takdirde BM içerisinde ABD karşıtı bir politik hat izleyeceğinin işareti olarak görülüyor.

Venezuela, oldukça uzun bir süredir ABD'nin açık hegemonyasının damga vurmakta olduğu BM'de bağımsız bir sesin gerekliliğine dikkat çekiyor. Geçtiğimiz günlerde BM'de yapılan toplantıda kurumun şu anki yapısının ABD çıkarlarına hizmet etmekten başka bir şeye yaramadığını söyleyen ve Goerge W. Bush'u "şeytan" olarak niteleyen Chavez'in bu konuşmalar üzerine aldığı alkışların böyle bir bağımsız sese olan ihtiyacın göstergesi olduğu ifade ediliyor. ABD tarafından desteklenen Guatemala ise BM'nin uluslararası harekatlarına düzenli olarak asker gönderdiği için üyeliği hak ettiği düşüncesinde.

ABD ve karşıtları arasında mücadele
Venezuela'nın adaylığına karşı Guatemala'yı destekleyen ABD son aylardaki diplomatik mesaisinin önemli bir bölümünü söz konusu seçimlere ayırmış durumda. Venezuela seçildiği takdirde Kuzey Kore ve İran konusunda işinin zorlaşacağının farkında olan Bush yönetimi özellikle Latin Amerika ülkeleri üzerinde muazzam bir baskı uyguluyor. Guatemala ve Venezuela arasında olmaktan çok ABD ve ABD karşıtları arasında gerçekleşecek olan mücadelede Venezuela; Küba,Bolivya, Arjantin, Brezilya, Uruguay gibi belli başlı Latin Amerika ülkelerinin ve CARICOM üyesi 15 Karayip ülkesinin yanı sıra Çin, Rusya ve birçok Arap ülkesinin desteğine sahip. Guatemala ise ABD'nin sadık müttefikleri tarafından yönetilen Kolombiya, Meksika ve Peru ile AB ülkelerinin önemli bir kısmından destek görüyor. 192 üye ülkenin katılacağı seçimlerde adayların kazanmak için toplamın üçte ikisi olan 128 oya ihtiyacı var. Uzmanlar Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Kolombiya ya da Panama'nın da ani bir kararla adaylık için yarışabileceklerini ifade ediyorlar.

Şili çelişkide
Merkez sol denilebilecek bir çizgide ilerleyen Michelle Bachelet yönetimindeki Şili ise uzun tartışmalara rağmen henüz kararını vermiş değil. Daha önce örtük bir şekilde de olsa Venezuela'ya destek vereceği izlenimi veren Bachelet, ABD ve ülkedeki muhalefet tarafından sıkıştırılmaya devam ediyor. Son olarak Bolivya ve Venezuela arasında imzalanan askeri antlaşmalar ve Bolivya'da inşa edilmesi planlanan askeri üslerin Şili'nin güvenliğini tehdit ettiği iddiasıyla Bachelet üzerinde baskı kurmaya çalışan ABD yanlısı muhalefete iktidardaki koalisyonun küçük ortağı Hıristiyan Demokratlar da destek veriyor. Bachelet'nin Venezuela lehine karar verdiği takdirde Anti-Chavezci dışişleri bakanı Alejandro Foxley'in istifa edebileceği ve koalisyonun dağılabileceği söylenirken, Guatemala lehine karar verirse de ABD'den bağımsız dış politika vaatlerine ters düşeceği ve kendisini iktidara getiren halk hareketlerinin desteğini tamamen kaybedebileceği ifade ediliyor.

yazici   mail