www.soL.org.tr
Cezayirliler unutuldu bile
16 Ekim 2006, Pazartesi

Fransa'nın soykırım kararının üzerinden henüz kısa bir süre geçmişken, Türkiye'de hükümet ve sermaye çevrelerinin Fransa'ya yönelik eleştirilerinde tansiyonu düşürdükleri gözlemleniyor. Fransa'ya misilleme olsun diye gündeme getirilen "Cezayir soykırımı" unutulmaya yüz tuttu.

resimHABER MERKEZİ Fransa Meclisi'nin "Ermeni soykırımının inkarını suç sayan" yasa teklifini kabul etmesinin Türkiye'deki yankıları sürüyor. Salı günü TBMM Genel Kurulu'nun Fransa'da alınan kararı tartışmak üzere genel görüşme yapacağı ve konuyla ilgili bir Meclis kararı alınacağı açıklandı. Ancak alınacak meclis kararının etkili olabileceği düşünülmüyor.

Öte yandan, teklifin kabul edilmesinin üzerinden kısa bir süre geçtiği halde Türkiye'deki hükümet ve sermaye çevrelerinin itirazlarını daha temkinli bir şekilde dile getirmeye başladıkları görülüyor. Kabul kararından hemen önce Fransa'yı tehdit etmek için Fransa'nın Cezayir'de soykırım yaptığını söyleyen ve "Cezayir soykırımının inkarına" ceza getirmeye hazırlanan Türkiye, şimdi bu konuyu yüksek sesle gündeme getirmemeye özen gösteriyor.

Meclis toplanacak ama boşuna
Fransa'nın Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasa teklifini kabul etmesinin ardından, TBMM'de genel görüşme açılacağı açıklandı. TBMM'de Dışışileri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün konuyla ilgili bir değerlendirme yapacağı, daha sonra açılacak genel görüşmede Meclis'te temsil edilen tüm siyasi partilerin genel başkanlarına söz hakkı verilecek. Genel görüşmede konuşma hakkının sadece Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerle sınırlandırılmaması dikkat çekti. Bu şekilde, Fransa'nın aldığı karara karşı "ulusal bütünlük" mesajı verilmeye çalışılacağı düşünülüyor. Meclisin, genel görüşmenin ardından tüm partilerin mutabık olduğu bir karar yayımlaması bekleniyor.

Genel Kurul'da daha sonra Vakıflar Yasası'nın görüşüleceği açıklandı. Geçtiğimiz hafta Fransa'yı tehdit etmek için Adalet Komisyonu'na sunulan ve daha sonra alt komisyona sevk edilen "Cezayir soykırımının inkarını suç sayan" yasa teklifinin akıbeti konusunda ise herhangi bir bilgi verilmedi. Türkiye geçmişte Cezayir'de yürüttüğü kanlı savaş esnasında ve sonrasında sömürgeci Fransa'ya destek vermiş, daha sonra bu nedenle Cezayir'den özür dilemek zorunda kalmıştı. Fransa'nın Ermeni halkının acılarını kullanmaya yönelik soykırım yasası teklifi üzerine, Türkiye de Cezayir'de yaptıkları nedeniyle Fransa'yı suçlamaya başlamıştı.

Ancak son günlerde Fransa'ya Cezayir konusunda yapılan suçlamaların biraz daha alçak sesle dillendirilmeye başlanması, Türkiye'nin "Ermeni soykırımı yasası" nedeniyle yaşadığı hayal kırıklığına rağmen, Cezayirlilere yapılan katliamları bir kez daha görmezden geleceğini gösterdi.

Washington Times: misilleme tehditleri boş çıktı
Konuyu "Türkiye, oylamaya yanıtını sakinleştiriyor" başlıklı bir haberde işleyen ABD'li Washington Times gazetesi de Türkiye'nin "Misilleme tehditleri ve ulusal öfkeye karşın Türkiye sanki Fransa ile uzun sürecek bir çatışmadan geri adım atıyor" yorumunu yaptı. Gazetede Türkiye'nin bundan sonra uğranan "zararı sınırlandırmaya odaklandığı" da öne sürüldü.
Türkiye'nin son günlerde sadece Cezayir konusundaki sözlerini unutmadığı, özellikle sermaye çevrelerinin Fransız ürünlerine ve yatırımlarına boykot konusunda başta iddia edilenin aksine boykota son derece karşı oldukları görülüyor. Aralarında ordu bağlantılı OYAK olmak üzere Türkiye'nin en büyük holdinglerinin önemli bir kısmı Fransız şirketleriyle kurdukları yatırımları düşünerek, teklifin kabulüne sert tepki gösterilmesine karşı çıkıyorlar.

Kimi kime şikayet ediyor?
Öte yandan, Türkiye'de Fransa'nın "soykırımın inkarını suç sayan" yasa teklifini kabul etmesi üzerine gösterilen tepkiler de gün geçtikçe gülünçleşiyor. Lüksemburg'da toplanacak Türkiye-AB Troykası görüşmelerine katılacak olan Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün toplantıda Fransız Meclisi'ni şikayet etmesi bekleniyor.

Troyka toplantısında Türkiye'nin AB süreci ile Irak, İran, Lübnan ve Ortadoğu gibi bölgesel sorunlar ele alınacağı açıklandı. Bu başlıkların her birinde emperyalist Fransa ile aynı tarafta olan Türkiye'nin Fransa'yı şikayet edeceğini söylemesi garip bulundu. Öte yandan Türkiye'nin AB'nin merkez ülkelerinden biri olan Fransa'yı AB'ye şikayet edecek olması da "şikayet"in gülünç bir hamle olarak değerlendirilmesine yol açıyor.

Dün Türkiye'de Fransa'ya karşı yapılan protestolara Büyük Birlik Partisi damgasını vurdu. Protesto için İstanbul'daki Fransız Konsolosluğu'na yumurta atan, BBP üyeleri, konsolosluğa üzerinde "Avrupa P.. Sever" yazılı pankartı taşıyarak yürüdüler.

Galatasaray Lisesi'nden Taksim Meydanı'nda bulunan Fransız Konsolosluğu önüne kadar yürüyen BBP'liler sık sık tekbir getirdiler. Konsolosluk önünde polisle grubun arasında küçük bir gerginlik yaşandı, ancak bu gerginlik dışında küfürlerle, gözü dönmüş bir şekilde yürüyen kalabalığa polis müdahale etmedi. Çirkin protestoda BBP İstanbul İl Başkanı Bayram Karaca'nın "Bu yasa tasarısının geçmesiyle birlikte AB'nin ne olduğu anlaşıldı. AB k...tır" demesi BBP'liler tarafından haykırışlarla karşılandı.

yazici   mail