Fidel, ABD Başkanı Bush'un Küba halkına "özgürlük" vaadi adı altında karşı-devrim çağrısında bulunmasına sert yanıt verdi. Küba Devlet Başkanı, Bush'u, Küba'nın İspanya'dan bağımsızlığı için savaşanlara verilen ad olan sahte "mambi" olarak tanımladı.

Havana, 29 Ekim (Prensa Latina) Küba Devlet Başkanı Fidel Castro 10 Ekim 1868'de ilk Küba bağımsızlık savaşı başlamasından 139 yıl sonra bir ABD Başkanı'ndan "Yaşasın Özgür Küba" haykırışını duyacağını hiç hayal etmediğini söyledi ve George W. Bush'u Küba'nın İspanya'dan bağımsızlığı için savaşanlara verilen ad olan sahte "mambi" olarak tanımladı.
Juventud Rebelde'de yayımlanan son makalesinde Castro, devrimin üç ismi arasında yer alan Kumandan Camilo Cienfuegos'a saygılarını sunuyor.
Küba Devlet Başkanı'nın son makalesinin tam metni şöyle:
Bush, bir mambi?
Yaşasın Özgür Küba! Bu, ovalar ve dağlar, ormanlar ve şeker kamışı tarlaları içinde 10 Ekim 1868'de Küba'nın ilk bağımsızlık savaşına başlayanları tarif eden bir savaş çığlığıydı.
Bu sözleri 139 yıl sonra bir ABD Başkanı'nın ağzından duyacağımı hiç hayal etmemiştim. Sanki bir krallık ya da prenslik yok olmuş gibi haykırılıyor: Yaşasın Özgür Küba!
Tersine bir İspanya savaş gemisi sahile yaklaşmış ve silahlarıyla Carlos Manuel de Céspedes'in Küba'nın bağımsızlığını ilan ettiği ve kendisine miras kalan köleleri özgür bıraktığı denizden birkaç kilometre içerde olan küçük şeker değirmenini yıkmıştı.
Fakir bir oduncunun oğlu olan Lincoln Bağımsızlık Deklarasyonu ilan edildikten neredeyse yüzyıl sonra ülkesinde hala yasal olan köleliğe karşı bütün hayatı boyunca savaştı. Sadece bütün vatandaşların özgür ve eşit doğduğu fikrine inanarak ve yasal ve anayasal haklarından faydalanarak köleliğin kaldırıldığını ilan etti. Sayısız savaşçı ülkenin güneyindeki isyancı köle eyaletlerine karşı bu fikri savunurken hayatını yitirdi.
Lincoln "Bazı insanları daima, bütün insanları bazen kandırabilirsin; fakat bütün insanları her zaman kandıramazsın" demişti.
Lincoln devlet başkanlığı için ikinci kez seçilecekken, bütün anketlerde yenilmez görünürken bir suikast kurşunuyla öldü.
Pazar gününü unutmayacağım, Camilo Cienfuegos'un 28 Ekim 1959'da denizde ortadan kaybolmasının 48'inci yıldönümü olacak. Camilo yarım yüzyıl sonra Bush'un yapmak istediği devrime karşı silah kaldırmaya girişen üstleri burjuva ideolojisinden olan basit bir İsyan Ordusu garnizonunda silahsız bulunmasından günler sonra Camagüey Eyaleti'nden hafif bir uçakla Havana'ya dönüyordu.
Gerilla Mücadelesi kitabının harika girişinde Che "Camilo 100 savaşta yoldaştı, karakterini yumuşatmak ve askerlere şekil vermek için bir şeyleri feda eden bencil olmayan bir savaşçıydı...onun kişiliğinin değerli canlılığı burada yazılı olarak sunulmasını sağlayan kendisidir, tarihte sadece birkaç kişilikte bu derece olmayı başaran aklıdır ve atılganlığıdır".
"Onu kim öldürdü?"
"Bunu merak edebiliriz: onun fiziksel varlığını kim yok etti? Çünkü onun gibi insanlar daima yaşamaya devam eder...Onu düşman öldürdü, onun ölmesini istedikleri için öldürdü, uçak güvenli olmadığı için öldürdü, pilotlar ihtiyaçları olan deneyime sahip olamayacakları için öldürdü, o iş yüküyle dolu gerilla kafasıyla birkaç saat daha kısa sürede Havana'da olmak istiyordu. Halkın gücünün göstergeleri olan Camilo ve başka Camiloları (varamayan ve hala varamamış olan) geri getirmeye hiçbir şey engel olamayacak. Onlar en yüce hedeflerini korumada adanmış sadakatleriyle en saf idealleri savunmaya hazır bir ülkenin verebileceği en yüce ifadelerdir".
Onların adına sembolik olarak bu sahte Mambi'yi cevaplıyoruz:
Yaşasın Lincoln!
Yaşasın Che!
Yaşasın Camilo!
Fidel Castro Ruz
27 Ekim 2007, 19.36
![]() | Babacan Tahran'da nabız yokladı |
![]() | 'İhlal' mi, izinli geçiş mi? |
![]() | Küba Dostları kentlerimizi tartıştı |
![]() | Kitap fuarında solun görevleri tartışıldı |