www.soL.org.tr
Kim takar IMF'yi
10 Nisan 2008, Perşembe

Azgelişmiş ülke ekonomilerinin adeta çökertilerek uluslararası ekonomiye ve borç batağına "entegre edilmesi" misyonunu tamamlayan IMF, bugün giderek itibar kaybediyor. IMF son olarak "devlet müdahalesi"ni savundu. AKP hükümeti ise, ABD sömürgeleriyle birlikte IMF'yi tercih edenler arasında yer alıyor.

HABER MERKEZİ Emperyalizm tarafından uluslararası alanda en çok itibar kaybeden kurumların başında gelen IMF, “devlet müdahalesini” savunduğu son açıklamasıyla adeta perdeyi kapattı.

Özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda etkinliği doruk noktasına ulaşan IMF, ABD ve AB’nin siyasi destek ve dayatmalarıyla azgelişmiş ülkelere yönelik ekonomik politikaların taşıyıcısı olmuş; “yapısal uyum programları”yla, azgelişmiş ülkeleri büyük ekonomik yıkımlar pahasına uluslararası ekonomiye açmanın aracısı haline gelmişti.

Bu dönemde “özelleştirme ve serbestleşme”yi düstur haline getiren IMF, son olarak başkanı ağzından yaptığı “devlet müdahalesi gerekli” açıklamasıyla misyonunu doldurduğunun sinyalini verdi.

IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, kredi krizine çare bulmak için uluslararası düzeyde hükümet müdahalesinin gerekli olduğunu söyledi. Strauss-Kahn önceki gün Financial Times gazetesinde yer alan söyleşisinde, “Kamu müdahalesi gereğinin gittikçe daha açık hale geldiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Hükümetin tercihi
Öte yandan, AKP hükümetini son dönemde IMF’ye ilişkin beklentilerini arttırması ve “ihtiyati stand by” tartışmaları, hükümetin çaresizliğinin ve bağımlılık yönündeki net tercihinin önemli bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Türkiye ekonomisi ayarında, hatta çok daha küçük pekçok ülke IMF’yle ilişkisini kesmişken, Türkiye’nin son olarak gündeme getirdiği 5 yıllık program ve Devlet Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yapılan “Bu politik bir tercihtir” açıklamaları hükümetin tercihini gözler önüne seriyor.

Gabon, Dominik, Irak ve Arnavutluk
IMF’ye üye 155 ülke bulunmakla birlikte, 2008 yılı başı itibarıyla dünyada IMF’ye borcu olan sadece 5 ülke bulunuyor.

Öte yandan, diğer dört ülkenin kuruma olan borcu, Türkiye’nin yanında çok küçük kalıyor. IMF’ye; Türkiye’nin 9 milyar dolarlık borcunun yanı sıra, Dominik Cumhuriyeti’nin 550 milyon dolar, Irak’ın 460 milyon dolar, Gabon’un 37 milyon dolar, Arnavutluk’unsa 8 milyon dolar borcu var.

Bu rakamlara göre, kuruma olan toplam borcun yüzde 90’ı Türkiye’ye ait. Türkiye’nin bu borcu ödeyebileceği, ancak ödememeyi tercih ettiği belirtiliyor. Türkiye’nin bu tavrının, “politik tercih” açıklamalarını da aydınlattığı belirtiliyor; zira diğer borçlu ülkelerden Irak, ABD’nin doğrudan işgali altında yer alırken, Arnavutluk, Gabon ve Dominik Cumhuriyeti’nin de “ABD sömürgesi” benzetmelerine konu oldukları biliniyor.

yazici   mail