"Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz" anlayışıyla hükümetler, yargıyı baypas etmeyi alışkanlık haline getirdiler. Hukuk özelleştirme uygulamalarında defalarca delindi.
HABER MERKEZİ Hükümetler, icraatlarının hukuka uygun olup olmadığını denetleyen idari mahkemeler ve Danıştay'ın verdiği kararları uygulamama tercihinde bulunuyorlar. Yargı kararları, Bakanlar Kurulu'nda alınan prensip kararları, çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ve kimi zaman da çok hızlı bir şekilde değiştirilen kanunlarla geçersiz hale getirilebiliyor. Pek çok durumda ise hükümetler ve yönetimlerindeki idareler hiçbir işleme dahi gerek duymaksızın, hukuku doğrudan çiğniyorlar.
Türkiye'de başta özelleştirme icraatlarında olmak üzere uygulanmayan birçok yargı kararı olayına tanık olundu. Her yeni özelleştirme adımında, yeni bir hukuk skandalı yaşandı. Diğerleri de sırada.
Çimento fabrikaları
Danıştay'ın kararlarının uygulanmamasını sağlayan kararlardan ilki 27 Mayıs 1992'de çimento fabrikalarının özelleştirilmesinin iptaline ilişkin alındı. Süleyman Demirel'in başbakan olduğu hükümetin aldığı prensip kararı ile Çitosan'a ait 5 çimento fabrikasının satışında yargı kararını uygulamayacağını açıkladı. Bu karara istinaden çimento fabrikaları, satılan firmalardan geri alınmadı. Aynı Bakanlar Kurulu kararında, havaalanlarında yer hizmeti veren USAŞ'ın özelleştirilmesinin iptal kararının da uygulanmayacağı söyleniyordu.
Limanlar
Kamuya ait Tekirdağ, Hopa, Giresun, Sinop, Rize, Ordu ve Antalya limanlarının satışına mahkemece iptal kararı verilmesine rağmen yine bir Bakanlar Kurulu kararı ile hukuksuzluğa imza atan hükümetin başbakanı Mesut Yılmaz idi. 6 Aralık 1997'de alınan kararda ayrıca, Sümer Holding'e ait Eskişehir, Nevşehir ve Şanlıurfa işletmeleri, Orüs-Orman Sanayi A.Ş.'ye ait Vezirköprü, Bafra, Pazarcık, Ayancık işletmelerinin satışında yargı tarafından verilen iptallerin uygulanmayacağı belirtiliyordu.
Bergama'da altın madeni
Bergama Ovacık Altın Madeni'nde Danıştay'ın 1997 yılında verdiği madenin faaliyetlerinin durdurulmasını içeren kararı uygulanmadı. Yerine, ilçede imar planlarının da değiştirildiği çeşitli düzenlemeler yapılıp yargı kararının aşılması hükümet tarafından başarıldı.
SEKA Balıkesir Fabrikasının Albayraklar'a satışının iptali
Balıkesir SEKA kağıt fabrikasının 2003 yılında Albayraklar'a satışını iptal etti. 2,5 yıl süresince yargının verdiği karar uygulanmadı, Albayraklar hukuksuz biçimde şirketi yıllarca yönetti. Bu yılın başında hükümetin Albayraklar'la ilişkisinin sık sık gündeme gelmesi geri alma işlemlerinin başlatılmasını sağladı. SEKA Balıkesir 3 yıllık hukuksuzluk döneminden sonra şu an tekrar kamuda.
Tüpraş'ın özelleştirilmesinde yürütmenin durdurulması
Danıştay'ın en üst mercii olan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (DİDDK), TÜPRAŞ'ın %51'lik hissesinin blok satışına ilişkin ihale komisyonu kararının ve ihale şartnamesinin yürütmesini durdurdu. Buna göre ÖİB ve hükümetin Tüpraş'ı davada esastan karar çıkana kadar Koç-Shell Ortaklığından geri alması gerekiyordu. Ancak, yargı kararının resmi olarak uygulanması gereken son gün olan 29 Mart 2006'da ÖİB konuyla ilgili bir açıklama yaparak topu başbakan ve bakanlardan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu'na (ÖYK) atarak hukuku çiğnedi. Karar uygulanmamış oldu. Hükümet ise kararın uygulanması yönünde sonrasında herhangi bir yeni karar vermedi. Tüpraş, Koç-Shell ortaklığında kaldı.
Ayrıca blok satışın öncesinde yüzde 14,76'lık Tüpraş hisseleri, 3 Mart 2005'te şaibeli biçimde ihaleye çıkılmaksızın ve duyurusu yapılmaksızın İMKB Toptan Satışlar Pazarı'nda satılmıştı. Daha sonra hisselerin İsrailli işadamı Sami Ofer'e satıldığı ortaya çıktı. Bu satış, hisselerin gizlice ve ucuza satıldığı gerekçeleriyle Ankara 12. İdari Mahkemesi tarafından 23 Mayıs 2006'da iptal edildi. ÖİB, kararı temyiz ederek Danıştay 13. Dairesi'ne taşıdı. Ama daha şimdiden hisselerin borsada birkaç el değiştirmiş olduğu ve geri alınamayacakları tartışılmaya başlandı.
Doğalgaz çevrim santrallerinin faaliyetlerinin durdurulması
Temmuz 2005'te İzmir ve Adapazarı, Şubat 2006'da da Baymina doğalgaz santralleri için Danıştay 13. Dairesi'nden çıkan yürütmeyi durdurma kararları, elektrik sıkıntısı baş gösterir gerekçesiyle Bakanlar Kurulu'nda alınan bir kararla geçersizleştirildi. Geçtiğimiz Cuma günü Meclis'in yoğun mesaisinde, Yİ santrallerinin faaliyetlerinin yargıya takılmasını ilelebet engelleyen yeni bir yasa geçirildi. Enka'ya ait olan İzmir ve Adapazarı santrallerinin çalışmasını garantileyen bu kanun, kamuoyunda Enka'nın patronu Şarık Tara'nın ismiyle anılıyor, "Şarık Tara Kanunu".
Seydişehir Alüminyum'un özelleştirilmesinin iptali
Son olarak Danıştay 29 Haziran'da, Seydişehir Alüminyum'un Başbakan Tayyip Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen CE-KA İnşaat'a Temmuz 2005'te yapılan satışın yürütmesini durdurdu. ÖİB'in bu karara itiraz hakkı bulunuyor. İtiraz sonucunda kararda değişiklik olmazsa, kuruluşun tekrar devlete geri verilmesi gerekecek. Geçmişteki örnekler ve alıcı sermayedarın AKP'ye yakınlığı düşünüldüğünde, Seydişehir Alüminyum devlet tarafından geri alınmayarak yeni bir hukuk skandalının ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.
![]() | Sivas Katliamı'nda ölenler anıldı |
![]() | Şimdi de Saddam'ın ailesi |
![]() | ABD'den Kıbrıs desteği |
![]() | Bir özel üniversite hikayesi |
![]() | 7. Afrika Birliği Zirvesi sona erdi |
![]() | Eğitimleri TSK üstlendi |