www.soL.org.tr
'Bir yeniden kuruluşa ihtiyacımız var'
29 Ekim 2007, Pazartesi

TKP Genel Başkanı Aydemir Güler, başta bağımsızlık olmak üzere bazı değerler yaşatılacaksa 29 Ekim 1923'e sabitlenmeye değil bir yeniden kuruluşa ihtiyacımız olduğunu söylüyor. Güler'e göre, "Ya bu ülke emekçilerin ellerinde yeni baştan kurulur, ya da 29 Ekim unutulmuş sayısız tarih sayfaları arasına katılır."

soL TKP Genel Başkanı Aydemir Güler ile bir süredir yazılarında yer verdiği "Cumhuriyet'in tasfiye edilmekte olduğu" saptamasını konuştuk.  

Yaptığınız analizlerde Türkiye’de Cumhuriyetin varlığının da üstüne soru işareti düşüren bir çözülmeden söz ediyorsunuz. Bu koşullarda, Cumhuriyetin bir yıldönümündeyiz. Sol ile Cumhuriyet arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsunuz?
Solun mevcut durumu eleştirmesini, tarihsel ilerlemelerin de sorgulanması olarak algılayanlar olabilir. Böyle fantezi arayışları her zaman çıkar. Bir önemi yok. Biz, cumhuriyeti, üzerinde iktidar mücadelesi verdiğimiz zemin olarak görüyoruz.

Bu bir sahiplenme mi?
Düzenin sömürücü karakterini değil, cumhuriyetin, kapitalizm ve emperyalizme bir boy büyük gelen değerlerini sahipleniriz biz. Kapitalizm ve emperyalizm laikliğin yerine “ılımlı İslam” diyor. Bağımsızlığın yerini alan seçenekler yelpazesi sömürge olmakla manda olmak arasında bir yerlere denk düşüyor. Bugün bir yandan kapitalizmin egemenliğini savunmak ve kapitalist Türkiye’nin emperyalizmle kurmaya çalıştığı ilişkiyi sürdürmekten yana olmak, bir yandan da cumhuriyeti kutlamak ikiyüzlülüktür. Bu sahtekârlığı ortadan kaldırma yeteneğinde olan biricik akım konumunda sol var.

Ama 29 Ekim bir burjuva cumhuriyetin kuruluşu değil midir?
Evet. Ama seksen yıl sonra burjuvazi kendi cumhuriyetini taşıyamaz olmuştur. Taşıyabilmek için ne yapacaklarını tartışıyorlar. Liberaller yeni anayasayı Avrupa Birliği’ne ısmarlayalım diyor. Yeni-Osmanlıcılar var; onlar barış ve sınırların korunması politikasını sünepelik olarak görüyor, ABD’nin paralı askeri olarak sağa sola saldıralım diyorlar. Cumhuriyet felsefesine en sadık olma iddiasındakiler halk korkusu içinde. Türkiye’yi soldan kaçırmaya uğraştıkları on yılların sonunda ellerinde hiçbir şey kalmadı! Galiba durumu toparlamak için Türk-Kürt hesaplaşmasını provoke etmeyi akıllarından geçirecek ölçüde kendilerini boşlukta hissediyorlar…

Kapitalist egemenlik Türkiye’nin tarihsel ilerlemesinin üstüne bir çarpı atmak üzere. Bağımsızlık, egemenlik, din-siyaset ilişkisi… Bu başlıklarda yaşanacak bir tasfiye en başta emekçilere saldırı anlamına geliyor. Solun buna izin vermesi mümkün müdür?

İzin vermemek… Bu bir savunma hattı mı, yoksa…
Cumhuriyetin değerleri ya da tarihsel ilerleme anlamına gelen kazanımlarının yaşatılması, yalnızca Cumhuriyetin savunulması ile mümkün olamaz. Başta bağımsızlık olmak üzere, bazı değerler yaşatılacaksa 29 Ekim 1923’e sabitlenmeye değil bir yeniden kuruluşa ihtiyacımız var. Ya bu ülke emekçilerin ellerinde yeni baştan kurulur, ya da 29 Ekim unutulmuş sayısız tarih sayfaları arasına katılır.

Teşekkürler.

yazici   mail