www.soL.org.tr
Haber kirliliği, kirli haberler
3 Aralık 2007, Pazartesi

Batı medyası Chavez'e yönelik saldırganlığın en önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Sürekli olarak bir diktatör hayaleti dolaştıran emperyalist medya Venezuela'yı sistemli bir sansür mekanizması ile değerlendiriyor.

soL Chavez karşıtlarının seyrek aralıklarla ve tüm güçlerini birleştirerek yaptıkları 100 binlik eylemler batı basınında sık sık haber yapılarak Venezuela'da sokağın Hugo Chavez'in karşısında olduğu yargısı yayılmaya çalışılıyor.

Önceki gün yapılan ve başkentte en az yarım milyon kişiyi toplayan gösteriler, ülkenin her yanındaki gösterilerin bir parçasıydı. Haber ajansları ise haftasonu boyunca Cuma günü yapılan 100 ilâ 200 bin kişinin toplandığı belirtilen muhalif gösteriyi en büyük gösteri olarak lanse etmeye devam ettiler.

Chavez'in, geçen yıl yüzde 63 oy alarak muhalefeti ezip geçtiği ve 2013 yılına kadar yeniden başkan seçildiği seçimler öncesinde de muhalefet, hem Chavez'in seçimlerde yenileceği havasını yaymak, hem de seçimin sonuçlarını gayrımeşru göstermeye çalışmak için elinden geleni yapmış, bu konuda hem Venezuela hem de dünya medyasından sınırsız destek görmüştü.

Sokakta kim var?
Cuma günü başkent Caracas'ın Bolivar Bulvarı ve çevresindeki caddelerde bir araya gelen 500 bini aşkın Venezuelalı, Chavez'i coşkuyla destekledi. Chavez ise kitleye hitaben yaptığı konuşmada, Pazar günü evet oyu çıkarsa, ABD imparatorluğunun oyununu oynayan Venezuela oligarşisinin hile iddialarıyla tekrar ortaya çıkacağını ve bu durumda ABD'ye yapılan bütün petrol sevkıyatını durduracağını açıkladı. Chavez, medyanın referandum sonuçlarını tanımama ve sokağa çıkma çağrısı yaptığı durumda ise bunun şiddet taraftarlığı ve bozgunculuk sayılarak ani tepki göreceğini hatırlattı.

Giderek kalabalıklaşan miting, Bolivar Bulvarından Meksiko, Lecuna ve Universidad Bulvarlarına doğru taştı. Sabah erken saatlerde başlayan toplanma, Chavez'in akşam saat beşte konuşmaya başlamasına kadar sürdü.

Chavez, anayasa değişikliğinin haftada 36 saatlik çalışma, yeni başkanlık seçimi, yeni mülkiyet biçimleri ve toplum konseylerini getireceğini, bu değişikliklerin sosyalizmin yolunu açacağını vurguladı. Muhalefetin, sonuçları tanımamaya oynadığını söyleyen Chavez, devrimci bir hükümetin, halkıyla beraber devrimci bir hükümet gibi davranacağını ekledi ve "yalnızca kazanırlarsa sonuçları tanıyacaklarını, aksi halde sokağa çıkacaklarını söylüyorlar, öyleyse sokakta görüşürüz, korkmuyoruz" dedi.

Türkiye dahil tüm Avrupa ve ABD basını, muhalefet gösterilerinin yüz binlerce katılımcı topladığının haberlerini yapıyor. Katılım yalnızca sayı çarpıtmasıyla kalmıyor, zengin mahallelerde, beyaz tenlilerin ağırlıklı olarak katıldığı mitingler, halk hareketi gibi yansıtılmaktan çekinilmiyor. Chavez taraftarı mitinglerde yoksul mahallelerden kent merkezine akan her renkten yoksul insan görmezden geliniyor. Bu tavır, yoksulların başkanlarına desteğini pekiştirerek Chavez'in sekiz yıldır hem demokratik, hem komplocu hem de darbeci birçok yöntem denenmesine rağmen devrilememesini sağlamış durumda.

50'ye yakın ülkeden 200'e yakın gözlemcinin hazır bulunacağı referandumun sonuçlarının önceden şaibeli ilan edilmesi ve bunun "tarafsız habercilik" adına yapılabilmesi, dünyanın pek çok saygın gözlemci kuruluşunu da lekelemek anlamına geliyor.

Oylanan ne?
Chavez'in sarsılmaz halk desteğinin görmezden gelinmesi ve mülk sahibi ırkçı beyazların ağırlığındaki muhalefet mitinglerinin abartılmasıyla kalınmıyor. Medya, dünkü referandumun içeriğini bulandırma konusunda da çok organize ve şiddetli bir tutum sergiledi. ABD kurumları tarafından dolaylı ve dolaysız olarak fonlanan tüm "demokratik" kuruluşlar, Chavez'in diktatörlük kurmaya hazırlandığını iddia ederek oylanan metni dünya kamuoyundan gizleme seferberliğine giriştiler.

Tüm haberlerde, değişiklikler sayesinde Chavez'in olağanüstü yetkilerle donanacağı, kendini sayısız kez başkan seçtirebileceği, belediyeleri de hakimiyeti altına alacağı vurgulanırken, parlamentonun halk tarafından seçilme ve geri çağrılma mekanizmalarında sağlanacak doğrudan demokrasiyi, Halk İktidarı Konseylerini, parasız yüksek eğitimi, 36 saatlik haftalık çalışma süresini, emperyalist saldırılara karşı ülkeyi güçlü kılacak yeni seferberlik düzenlemelerini görmezlikten geliyorlar. ABD tehditlerini, zengin belediyelerdeki emperyalizm güdümlü hükümet karşıtı sabotajları ve Venezuela'nın kirlenmiş medyasının ırkçı ve hükümet karşıtı provokatif yayınlarını kesinlikle haber yapmıyorlar.

Ve final...
Önceki gün yapılan mitingin en renkli yanları ise Chavez'in CNN televizyonuna karşı yaptığı açıklama ve miting sonrası "parti" oldu. Hafta içi yanınında Chavez'in fotoğrafını yayınlarken "kim öldürmüş olabilir?" altyazısı koyan İspanyolca CNN, bunun bir teknik hata sonucu oluştuğunu iddia etmişti. Aynı günlerde Fidel Castro, Chavez'i muhtemel bir suikasta karşı önlem alması konusunda acil biçimde uyarmıştı. Chavez, yabancı kanalların muhabirlerinin emperyalist operasyonlarda görev aldıklarının anlaşıldığı anda sınır dışı edileceklerini, muhalefetin kanalı Globovision'ın ise çirkin yayınlara başladığı anda fişinin çekileceğini açıkladı. Tüm bunlar, Chavez'in kendi karşısına çıkarılan ulusal ve uluslararası medya silahı karşısında mağduru oynamadığını, büyük emekçi kitle desteğini seferber ederek savaşmayı tercih ettiğini ve bu stratejisinde bugüne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.

Bu meydan okuma, en eğlenceli biçimine miting sonrasında kavuştu. Gösteri sonrası Chavez taraftarı yüz binler, zengin semti Plaza Altimira'ya doğru yürüyüşe geçtiler ve burada gecenin geç saatlerine kadar süren kitlesel bir eğlence düzenlediler.

yazici   mail