www.soL.org.tr
Reddiyenin kısa tarihinden notlar
25 Nisan 2008, Cuma

Bugüne kadar pek çok sanat ve bilim üreteni, kendisine verilen ödülü politik duruşları nedeniyle reddetti. Reddedilenler ise bu durumu haklı çıkarırcasına "çizmeyi aşacak" taleplerde bulundular.

soL (Arzu Kayhan) "Sanatçının asıl görevi politik duruşunu ortaya koyduğu ve toplumsal mesajlar barındıran eserler üretebilmektir" diyor sanatçı Orhan Aydın. Kapitalizmin, sanatın içini boşaltma çabaları gün geçtikçe farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Önce sanatı desteklemek adına maddi katkıda bulunan sermaye, daha sonra "adamına göre ödül verme"den, kısa sürede akıl almaz talepler listesine ulaşıyor. En uç örnek, 2006 yılı Kasım ayında yaşanmıştı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin sergilediği, dünyaca ünlü Ali Baba ve Kırk Haramiler operası sahnelenirken, mağarada altın bulunması ile ilgili bölümde "yaşasın Goldaş Altın!" repliğini duyan seyirciler büyük bir şok yaşadılar.

Sermayenin destek sözüyle başlayan bu müdahalesinden rahatsızlık duyan sanatçılar da kendilerine yarışmalarda verilen ödülleri reddederek üretenin emek sömürüsüne karşı yürüttüğü mücadeleyi temsil ettiler.

Kapitalizmin dönüşüm aracı Oscar Ödülleri
Sanatı dönüştürme sürecinde yaratılmış en ünlü ödüllendirme mekanizması olan Oscar Ödülleri birçok kez siyasi protestoya tanık oldu. 1970 yılında oyuncu George C. Scott, Oscar Ödülleri'ni "anlamsız, yıldızlı bir et geçidi"ne benzeterek kendisine verilen ödülü reddetti. Bir başka ünlü oyuncu Marlon Brando ise, 1973 yılında Baba (Godfather) filmindeki rolü için verilen en iyi erkek oyuncu ödülünü, kızılderili soykırımını protesto etmek için reddetti. Brando'nun ödülünü almak için sahneye çıkan Kızılderili kıyafetiyle bir kız çocuğu, Hollywood'un Kızılderililere karşı olumsuz tavrından dolayı Marlon Brando'nun ödülü reddettiğini açıkladı.

Kültür alışverişi Nobelsiz de olur
Pek çok alanda olduğu gibi edebiyat dünyasında da her yıl "kimin alacağı" tartışmasına sahne olan ve düzenin politik amaçlarına uygun şekilde yönlendirilen bir başka dönüşüm aracı olan Nobel ödüllerinde ise, aykırı tartışmaları ile tarihe geçen isim ünlü yazar Jean Paul Sartre idi. Sartre, Nobel Akademisi'ne gönderdiği açıklamada, resmi ödül anlayışına karşı olduğunu, daha önemlisi, "doğu ve batı arasındaki kültürel alışverişin insanlar ve kültürler arasında, herhangi bir kurumun aracılığı olmadan yapılması gerektiği" görüşünü savunduğunu belirterek ödülü reddetti.

Sinemanın kapısı NATO'culara kapalı
Dünyada birçok kez ve farklı içeriklerle ödül reddetme geleneği, Türkiye'de, üreten açısından politik duruşuyla yönetenlere tepkisini göstermek ve emek mücadelesinin bir eylem biçimi olması açısından daha büyük önem taşıyor.

Geçen yıl Ankara Film Festivali'nde belgesel film dalında ikincilik ödülü alan yönetmen Özgür Arık, sponsorluk kurumlaşmasına dönük örgütlü tavrıyla, ödül törenine damgasını vurdu. NHKM Sinema Topluluğu ve Yurtsever Sinemacılar'ın, festivalin NATO ihalelerinin gözdesi ve savaş taşeronu olan sponsoru Limak Holding'e yönelik müdahalesi, sinema dünyasında bir sorgulamanın da kapısını açtı.

Perhiz ve turşu: Hem övüyor hem dövüyor
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin geçen ay düzenlenen ödül töreninde, Anadolu Ajansı (AA) Muhabiri Türkan Al, Cemiyet'in "'övgüye değer'" bulduğu "'Maliyede Usulsüz Sorgulama Depremi" başlıklı haberine yöneltilen eleştiriler nedeniyle ödülü almayacağını açıklamıştı. Türkan Al, TGC Başkanı Orhan Erinç'e bir yazı göndererek, törenden bir süre önce Hürriyet Gazetesi'nde, aynı zamanda Büyük Seçici Kurul Üyesi olan Yalçın Bayer'in köşesinde "Uydurulmuş Bir Komplo ve Ödül Alan AA Haberi" başlıklı yazısıyla ödüle gölge düşürdüğünü söyledi.

Bardaktan taşan son damla: Sivas Katliamı cesaret ister!
2008 yılının yaşanan son reddiyesi ise, Yapı Kredi Sigorta sponsorluğunda düzenlenen Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde, Dostlar Tiyatrosu ve Fazıl Say'dan geldi. Sivas Katliamı'nın anlatıldığı Sivas 93 adlı oyuna mansiyon ödülü verilmesini protesto eden Dostlar Tiyatrosu'nun ardından, En İyi Sahne Müziği dalında aday gösterilen Fazıl Say da adaylıktan çekildi. Olayın skandal boyutu ise ödül töreninde adaylıktan çekilen Fazıl Say'ın adının aday listesinde okunması ve mansiyon ödülü alan Sivas 93 adlı oyunun adının okunmaması oldu. Ödül, köklü bir geçmişi bulunan Dostlar Tiyatrosu'nun ve Sivas Katliamı'nı anlatan tarihsel bir oyunun, "cesaretlendirici" bulunmasına tepki olarak reddedildi.

yazici   mail