www.soL.org.tr
Tasfiyecilerden mesaj yarışı
29 Ekim 2007, Pazartesi

Cumhuriyetin tasfiyesinde lider rolü kapmak için birbiriyle yarışanlar iş mesaj vermeye geldi mi yine büyük bir ikiyüzlülükle atıp tutmaktan geri durmadılar. Ama satır aralarından yine içlerine işlemiş işbirlikçilik sırıtıyordu.

soL Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhuriyet değerleri etrafında her zamankinden daha güçlü bir şekilde kenetlenme günü olduğunu belirterek, “Bizi tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan yapan yüksek değerlerimizi daha gür bir sesle yüceltmenin tam zamanıdır. Bu anlamlı günde aziz Türk milletinin kardeş kavgası çıkarmak için beyhude bir çaba içinde olan şer ve nifak odaklarına bir kez daha en anlamlı cevabı vereceğine inanıyorum” dedi.

Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyeti Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Erdoğan’ın mesajında ön plana çıkan vurgu “vatandaşın devlete sadakati” oldu. Erdoğan’ın son günlerde yaşanan olayları “birleştirici” bir unsur olarak kullanmaya çalışması, uyguladığı işbirlikçi ve cumhuriyeti tasfiyeye götüren politikalara karşı çıkan seslerin bu sadakat ve birliği bozan sesler olarak damgalanmasını kolaylaştırmaya çalışması dikkat çekti.

Erdoğan, kutlamaları, cumhuriyete sadakati en üst düzeyde göstermek için çok anlamlı bir fırsat olarak gördüğünü ifade etti. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ben, etnik kökeni, inancı, yaşam biçimi ne olursa olsun hiçbir vatandaşımızın devletine, milletine, bayrağına, vatanına ve cumhuriyet değerlerine sadakatinden asla şüphe duymuyorum.

Unutmayalım ki biz en zor zamanlarında dünyaya sadakat ve vatanseverliğin eşsiz örneklerini göstererek bugünlere gelmiş büyük bir milletiz. Cumhuriyetimizin en büyük başarısı da bana göre milletimizin bütün fertlerini vatandaşlık temelinde birleştirmiş olmasıdır."

Gül, AB propagandası için fırsat kaçırmıyor
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de 29 Ekim mesajında “birlik, beraberlik” vurgusu yaptı. Gül, Türkiye’nin güçlü ekonomisi, insan haklarına dayalı demokratik rejimi, dinamik nüfusu, kuvvetli ordusu ve hepsinden önemlisi devlet ve milleti birbiriyle kaynaştırmayı başaran yönetim anlayışıyla saygın ve güçlü bir ülke haline geldiğini iddia etti.

Gül, işbirlikçi yönelimleri kişilikli politika olarak yutturma çabasını bu mesajında da sürdürdü. Tarihinin ve coğrafyasının kendisine yüklediği misyonu dikkate almaya ve çağın dinamiklerini doğru okumaya başlayan Türkiye'nin, ''bölgesi ve ötesindeki gelişmelere yön veren, dostluğu aranan, husumetinden çekinilen bir aktör'' konumuna yükseldiğini öne süren Gül, Türkiye'nin bir cazibe merkezi haline geldiğini savundu.

Gül, “nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülkenin, çağdaş insan hakları ve demokrasi standartlarını yakalayabilmesi, hem bölgemizde hem de geniş bir coğrafyada gıptayla izlenmektedir” dedi.

Cumhuriyet Bayramı mesajında da Avrupa Birliği propagandası yapmaktan kendini alamayan Gül, AB’ye üyelik hedefinin de demokrasisi güçlü, insanları zengin ve müreffeh, dünyayla her alanda rekabet edebilen bir Türkiye hedefinin parçası olduğunu iddia etti.

Baykal’a göre dalga dalga yayılan kardeşlikmiş
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da yayınladığı mesajda, ''Cumhuriyetimizin 84. yılını kutladığımız bu gün, etnik ayrışmayı kabul etmeyen bir millet anlayışını, uluslaşma sürecini ve laik cumhuriyeti kararlılıkla sahiplenme, savunma ve koruma günüdür
dedi.

Baykal mesajında bir yandan uzun süredir sergilediği “bölücü” tavrını tekrarlarken, bir yandan da yaşananları kendine yontma çabası gösterdi. ABD’ye bağlılığını her fırsatta yineleyen Baykal’ın mesajına kattığı hafif bir “anti-Amerikancılık”ın ardında yatan siyasi kaygılarsa son derece açıktı.

Başta terör olmak üzere her tür tehdit ve tehlikeye karşı kararlı tavır takınılmadığını, meydan boş bırakılarak bir yandan Cumhuriyet'in kazanımlarının yok edilmeye çalışılmakta olduğunu söyleyen Baykal şöyle devam etti: “Öte yandan terör örgütünün saldırılarının arkasında bulunan siyasi proje gözlerden gizlenerek toprak bütünlüğümüz ile ulusal birliğimize, kardeşliğimize yönelik saldırılar icazete bağlı planlamalara, okyanus ötesi izinlere bağlanmaktadır.

Ancak hükümetin, Cumhuriyet'i kuran anlayış ve zihniyeti her zamankinden daha büyük tehlike ve tehdit altına sokan bu politika ve yaklaşımları kamu vicdanında reddedilmekte, toplumun her kesiminden yükselen sesler daha gür çıkmakta ve dalga dalga yayılarak kardeşçe kucaklaşmaktadır. Terör ve terör örgütüyle mücadeleyi hedef alan, ulusal birliği, toprak bütünlüğünü ve laik Cumhuriyet'i savunan seviyeli, duyarlı, kararlı bu milli dayanışmadan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

yazici   mail