www.soL.org.tr
Rüşvet sarmalı
17 Eylül 2006, Pazar

F-16 alımlarında birçok devlet yetkilisinin artık silah sanayinin resmi "ikna" araçlarından biri haline gelen büyük miktarlarda rüşvet aldığı ortaya çıktı.

soL 1976 yılında Lockheed şirketinin tüm dünyada savunma makamlarına rüşvet dağıttığı ortaya çıktı. NATO üyesi bütün ülkeler hatta Japonya bile bu rüşvet iddialarının içinde yer aldı. Türkiye’de de Lockheed skandalına adı karışan Hava Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral Emin Alpkaya askeri mahkemede yargılandı. Kıbrıs operasyonları sırasında ihtiyaç duyulan F-104 savaş uçaklarını alırken Lockheed’den rüşvet aldığı öne sürülen Alpkaya, beraat etti.

 

 

En zengin general

Özal hükümeti döneminde, 1983 yılında F-16 almaya karar verilmesiyle ilgili olarak da çok sayıda rüşvet iddiası ortaya atılmıştı. Dönemin ABD Elçilik Müsteşarı Yalım Eralp rüşvet söylentileri ile ilgili olarak şunları söyledi: “O tarihte Washington’da büyükelçilik müsteşarı olarak görev yapıyordum. ABD’liler Kongre’de bana, ‘Sizinkiler olayı kasten manipüle edip, rüşvetle F-16 yerine öbür uçak F-18’i almaya gayret ediyorlar’ demeye getirdiler… Aynı bilgi, Büyükelçi Şükrü Elekdağ’a da verildi. Şükrü Bey’le, bunu Ankara’ya bildirmeli ama nasıl yapacağız diye düşündük. Şifreyle göndermeyi önerdi; ‘9 tane basılır, birçok kimse okur’ dedim. Bilgilerde falanca askeri kişilerin otelde buluşmaları, rüşvet aldıkları gibi ayrıntılar da vardı. Öyle bir tarif yapılıyordu ki, zamanın Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya sonucu çıkıyordu.” Sonraki yıllarda Tahsin Şahinkaya’nın 23 milyon dolar rüşvet aldığı ayyuka çıkacaktı. Şahinkaya, TIME dergisi tarafından en zengin 50 general arasında gösterilmişti.

 

 

Baba, oğul, gelin

Başka bir yolsuzluk da 1984’te Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın, F-16 savaş uçaklarına uçakları füzeden koruyacak ve füze radar sinyallerini bozacak bir sistem takılmasına karar vermesinin ardından meydana gelmiştir. Kavala Holding, LORAL firmasının ürettiği bir sistemin kullanılacağını öğrenince bu firmayla ortak MİKES şirketini kurdu. Söz konusu şirketler ihaleyi kazanırlar ancak şartnamedeki birçok koşul yerine getirilmemişti. Nisan 1994’te modernize edilen uçaklardan biri ABD’de testten geçirilince hatalar bulundu. 1995 başında Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile MİKES mahkemelik oldu. SSM, uçaklara gereksiz parçaların takıldığını, bu nedenle bunların karşılığı olan iki buçuk trilyon liranın ödenmemesini istemektedir. Ama nedense Hava Kuvvetleri Komutanlığı bu gereksiz parçaların takılmasında ısrar etmektedir. Bunun nedeni ise Hava Kuvvetleri Komutanı Halis Burhan’ın oğlu ve gelininin MİKES’te çalışmasıdır.

 

 

Ağustos 1995’de Savunma Bakanlığı MİKES’i kara listeye aldı. Mart 1996’da ise SSM Genelkurmay’dan şirketin ikinci F-16 ihalesine sokulmamasını istedi. LORAL’ın hisselerinin Nisan 1998’de TSK’yi Güçlendirme Vakfı’na devredilmesi koşuluyla MİKES kara listeden çıkarıldı ve İsrail Şirketi İAİ ile birlikte F-4 uçaklarının modernizasyon ihalesini aldı. Ağustos 1998’de ise 200 milyon dolarlık ikinci F-16 ihalesini kazandığı belirtiliyor.

yazici   mail